<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Danışma ve Bilgi Portalı &#187; Featured.</title>
	<atom:link href="http://www.cinseldanisma.net/kategori/featured/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cinseldanisma.net</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Cinsellik Danışma Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Sep 2010 11:43:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>CİSED: &#8220;Bekâret tabusu ölüm getirdi…&#8221;</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 11:43:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Bekâr]]></category>
		<category><![CDATA[bekaret]]></category>
		<category><![CDATA[bera]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[kızlık zarı]]></category>
		<category><![CDATA[kizlikzari]]></category>
		<category><![CDATA[vaginismus]]></category>
		<category><![CDATA[Vajina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir Kadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyor Toplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2010/09/201097bekaret1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-205" title="201097bekaret[1]" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2010/09/201097bekaret1.jpg" alt="" width="550" height="160" /></a></p>
<p>Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir</p>
<p>Kadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyor</p>
<div id="_mcePaste">Toplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise cinsel olarak baskılamakta ve bekaretin evlenene kadar korunması gerektiğini savunmaktadır. Öncelikle bekaretin ne demek olduğunu tartışmak gerekir. Bekaret; kişinin daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmasıdır. Bu kavramın içine sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan birliktelikler de dahildir. Daha önce karşı cinsle hiç temasta bulunmamış bir kişiye bakir ya da bakire denir. Toplumumuzda ise bekaret penisin vajinaya girmesi ile ölçülüyor, kızlık zarında bir açılma olup olmadığıyla değerlendiriliyor ve kadından vajinasını sürekli koruması bekleniyor, oysa ki bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir.” dedi. Bekareti kaybetmenin genç kızların en büyük korkularından biri olduğunu da Dr. Keçe; “Cinselliği yaşamak ve cinsel olarak arzularını, duygularını ve isteklerini ifade etmek kızlar açısından gerçekten zor bir durumdur. Oysa ki nasıl doğuştan erkekte yoğun cinsel dürtüler varsa, kadında da vardır. Toplum cinselliği yaşayan ve bunu açıkça ifade eden bir kadına hoş bakmaz, bu da genç kızlarımızı bazı şeyleri gizlice yaşamaya itiyor. Bunun sonucunda suçluluk, günahkarlık, pişmanlık duyguları ortaya çıkıyor ve bu genç kızlarımız sürekli bekaretlerine bir zarar gelip gelmediği ya da ilk gece kan gelip gelmeyeceği korkusu ile yaşıyorlar. İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, çok yanlış bir şekilde kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır.” dedi.</div>
<div>Her şey doğru yapılırsa ilk ilişkide kanama olmaz</div>
<div>Bekaret kaygısı vajinismusa yol açıyor</div>
<div id="_mcePaste">İlk gece korkusunun toplumda çok yaygın olduğunu ifade eden CİSED Başkan Genel Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin zor olması gerektiği ve mutlaka kan gelmesi gerektiğine dair bir inanış var. Oysa ki bu doğru değildir. Çünkü kızlık zarı toplumda zannedildiği gibi vajina girişini bir perde gibi kapatmaz, ortasında adet kanının akabileceği bir açıklık bulunur ve penis buradan çok rahat bir şekilde içeri girebilir. Eğer kadın rahatsa, eşi ile birbirilerini gevşetmeyi başarmışlarsa, yeterli ön sevişme yapılıp vajina ıslanmışsa ilişki çok rahat olur ve kızlık zarında veya vajinada doğumsal bir anormallik yoksa kan da gelmez. Yani her şey doğru yapılırsa kanama olmaz. Kanamanın nedeni kadının kendini kasması, kuru kalması erkeğin de zorlamasıdır. Ancak hem erkekte hem kadında kanama beklentisi olduğu için kanama olmayınca hem erkek eşinden şüphe eder ve onu suçlar, hem de kız bakire bile olsa kendinden şüphe eder. Bu da cinsel hayata sağlıksız bir başlangıca neden olur ve çiftin birbirine olan güvenini sarsar.’’ dedi. CİSED’e bekaret ve kızlık zarı ile ilgili her gün onlarca soru geldiğini de söyleyen Psk. Gülüm Bacanak; “Genç kızlarımız ve erkeklerimiz bekarete fazlasıyla kafayı takmış durumdalar ve yaşadıkları her cinsel eylem sonucu bekaretin yerinde durup durmadığını sorguluyorlar. Henüz karşı cinsle hiçbir temasta bulunmamış genç kızlarımız dahi “düşme, sert bir yere oturma, ata binme,havuza atlama, duşta vajinaya su tutma, vb.” nedenlerle bekaretlerini kaybettiklerini bile düşünebiliyorlar. Ya da erkek arkadaşları, nişanlıları ya da eşleri ile sevişirken kendilerini kızlık zarını korumak adına o kadar çok kasıyorlar ki vajinismus olabiliyorlar. Bir damla kan bekaretin kanıtı değildir. Bir ilişkideki sevgi, saygı, güven, bağlılık gibi bir çok kavram bir damla kan yüzünden zarar görebiliyor. Bu da çiftler arasında uzun yıllar süren cinsel sorunlara yol açıyor.’’ dedi.</div>
<div id="_mcePaste">Bekaret tabusu cinsel eğitimle aşılabilir</div>
<div id="_mcePaste">Bekaret tabusunun aşılmasında cinsel eğitimin öneminin büyük olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “Tabi ki gençlerimize her şeyi serbest yaşayın demiyoruz, ancak kişi kendi sınırlarını kendi çizebilmeli ve cinselliği yaşayıp yaşamama konusunda kararını verebilmelidir. Cinsel eğitim olduğunda gençlerimiz cinselliği daha bilinçli, güvenli bir şekilde ve zamanı geldiğinde yaşayabileceklerdir. Doğru cinsel bilgilendirme ile cinsel organların yapısını, ilk ilişkinin acı verici olmaması gerektiğini öğrenecekler ve cinsel hayatlarına daha sağlıklı bir başlangıç yapabileceklerdir. Cinsel eğitim olduğunda böyle üzücü ölümler de olmayacaktır, bu konuda devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşmektedir.’’ dedi.</div>
<p>Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedirKadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyorToplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise cinsel olarak baskılamakta ve bekaretin evlenene kadar korunması gerektiğini savunmaktadır. Öncelikle bekaretin ne demek olduğunu tartışmak gerekir. Bekaret; kişinin daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmasıdır. Bu kavramın içine sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan birliktelikler de dahildir. Daha önce karşı cinsle hiç temasta bulunmamış bir kişiye bakir ya da bakire denir. Toplumumuzda ise bekaret penisin vajinaya girmesi ile ölçülüyor, kızlık zarında bir açılma olup olmadığıyla değerlendiriliyor ve kadından vajinasını sürekli koruması bekleniyor, oysa ki bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir.” dedi. Bekareti kaybetmenin genç kızların en büyük korkularından biri olduğunu da Dr. Keçe; “Cinselliği yaşamak ve cinsel olarak arzularını, duygularını ve isteklerini ifade etmek kızlar açısından gerçekten zor bir durumdur. Oysa ki nasıl doğuştan erkekte yoğun cinsel dürtüler varsa, kadında da vardır. Toplum cinselliği yaşayan ve bunu açıkça ifade eden bir kadına hoş bakmaz, bu da genç kızlarımızı bazı şeyleri gizlice yaşamaya itiyor. Bunun sonucunda suçluluk, günahkarlık, pişmanlık duyguları ortaya çıkıyor ve bu genç kızlarımız sürekli bekaretlerine bir zarar gelip gelmediği ya da ilk gece kan gelip gelmeyeceği korkusu ile yaşıyorlar. İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, çok yanlış bir şekilde kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır.” dedi. Her şey doğru yapılırsa ilk ilişkide kanama olmazBekaret kaygısı vajinismusa yol açıyorİlk gece korkusunun toplumda çok yaygın olduğunu ifade eden CİSED Başkan Genel Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin zor olması gerektiği ve mutlaka kan gelmesi gerektiğine dair bir inanış var. Oysa ki bu doğru değildir. Çünkü kızlık zarı toplumda zannedildiği gibi vajina girişini bir perde gibi kapatmaz, ortasında adet kanının akabileceği bir açıklık bulunur ve penis buradan çok rahat bir şekilde içeri girebilir. Eğer kadın rahatsa, eşi ile birbirilerini gevşetmeyi başarmışlarsa, yeterli ön sevişme yapılıp vajina ıslanmışsa ilişki çok rahat olur ve kızlık zarında veya vajinada doğumsal bir anormallik yoksa kan da gelmez. Yani her şey doğru yapılırsa kanama olmaz. Kanamanın nedeni kadının kendini kasması, kuru kalması erkeğin de zorlamasıdır. Ancak hem erkekte hem kadında kanama beklentisi olduğu için kanama olmayınca hem erkek eşinden şüphe eder ve onu suçlar, hem de kız bakire bile olsa kendinden şüphe eder. Bu da cinsel hayata sağlıksız bir başlangıca neden olur ve çiftin birbirine olan güvenini sarsar.’’ dedi. CİSED’e bekaret ve kızlık zarı ile ilgili her gün onlarca soru geldiğini de söyleyen Psk. Gülüm Bacanak; “Genç kızlarımız ve erkeklerimiz bekarete fazlasıyla kafayı takmış durumdalar ve yaşadıkları her cinsel eylem sonucu bekaretin yerinde durup durmadığını sorguluyorlar. Henüz karşı cinsle hiçbir temasta bulunmamış genç kızlarımız dahi “düşme, sert bir yere oturma, ata binme,havuza atlama, duşta vajinaya su tutma, vb.” nedenlerle bekaretlerini kaybettiklerini bile düşünebiliyorlar. Ya da erkek arkadaşları, nişanlıları ya da eşleri ile sevişirken kendilerini kızlık zarını korumak adına o kadar çok kasıyorlar ki vajinismus olabiliyorlar. Bir damla kan bekaretin kanıtı değildir. Bir ilişkideki sevgi, saygı, güven, bağlılık gibi bir çok kavram bir damla kan yüzünden zarar görebiliyor. Bu da çiftler arasında uzun yıllar süren cinsel sorunlara yol açıyor.’’ dedi.   Bekaret tabusu cinsel eğitimle aşılabilirBekaret tabusunun aşılmasında cinsel eğitimin öneminin büyük olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “Tabi ki gençlerimize her şeyi serbest yaşayın demiyoruz, ancak kişi kendi sınırlarını kendi çizebilmeli ve cinselliği yaşayıp yaşamama konusunda kararını verebilmelidir. Cinsel eğitim olduğunda gençlerimiz cinselliği daha bilinçli, güvenli bir şekilde ve zamanı geldiğinde yaşayabileceklerdir. Doğru cinsel bilgilendirme ile cinsel organların yapısını, ilk ilişkinin acı verici olmaması gerektiğini öğrenecekler ve cinsel hayatlarına daha sağlıklı bir başlangıç yapabileceklerdir. Cinsel eğitim olduğunda böyle üzücü ölümler de olmayacaktır, bu konuda devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşmektedir.’’ dedi.</p>
<p>Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir</p>
<p>Kadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyor</p>
<p>Toplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise cinsel olarak baskılamakta ve bekaretin evlenene kadar korunması gerektiğini savunmaktadır. Öncelikle bekaretin ne demek olduğunu tartışmak gerekir. Bekaret; kişinin daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmasıdır. Bu kavramın içine sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan birliktelikler de dahildir. Daha önce karşı cinsle hiç temasta bulunmamış bir kişiye bakir ya da bakire denir. Toplumumuzda ise bekaret penisin vajinaya girmesi ile ölçülüyor, kızlık zarında bir açılma olup olmadığıyla değerlendiriliyor ve kadından vajinasını sürekli koruması bekleniyor, oysa ki bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir.” dedi. Bekareti kaybetmenin genç kızların en büyük korkularından biri olduğunu da Dr. Keçe; “Cinselliği yaşamak ve cinsel olarak arzularını, duygularını ve isteklerini ifade etmek kızlar açısından gerçekten zor bir durumdur. Oysa ki nasıl doğuştan erkekte yoğun cinsel dürtüler varsa, kadında da vardır. Toplum cinselliği yaşayan ve bunu açıkça ifade eden bir kadına hoş bakmaz, bu da genç kızlarımızı bazı şeyleri gizlice yaşamaya itiyor. Bunun sonucunda suçluluk, günahkarlık, pişmanlık duyguları ortaya çıkıyor ve bu genç kızlarımız sürekli bekaretlerine bir zarar gelip gelmediği ya da ilk gece kan gelip gelmeyeceği korkusu ile yaşıyorlar. İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, çok yanlış bir şekilde kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır.” dedi.</p>
<p>Her şey doğru yapılırsa ilk ilişkide kanama olmaz</p>
<p>Bekaret kaygısı vajinismusa yol açıyor</p>
<p>İlk gece korkusunun toplumda çok yaygın olduğunu ifade eden CİSED Başkan Genel Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin zor olması gerektiği ve mutlaka kan gelmesi gerektiğine dair bir inanış var. Oysa ki bu doğru değildir. Çünkü kızlık zarı toplumda zannedildiği gibi vajina girişini bir perde gibi kapatmaz, ortasında adet kanının akabileceği bir açıklık bulunur ve penis buradan çok rahat bir şekilde içeri girebilir. Eğer kadın rahatsa, eşi ile birbirilerini gevşetmeyi başarmışlarsa, yeterli ön sevişme yapılıp vajina ıslanmışsa ilişki çok rahat olur ve kızlık zarında veya vajinada doğumsal bir anormallik yoksa kan da gelmez. Yani her şey doğru yapılırsa kanama olmaz. Kanamanın nedeni kadının kendini kasması, kuru kalması erkeğin de zorlamasıdır. Ancak hem erkekte hem kadında kanama beklentisi olduğu için kanama olmayınca hem erkek eşinden şüphe eder ve onu suçlar, hem de kız bakire bile olsa kendinden şüphe eder. Bu da cinsel hayata sağlıksız bir başlangıca neden olur ve çiftin birbirine olan güvenini sarsar.’’ dedi. CİSED’e bekaret ve kızlık zarı ile ilgili her gün onlarca soru geldiğini de söyleyen Psk. Gülüm Bacanak; “Genç kızlarımız ve erkeklerimiz bekarete fazlasıyla kafayı takmış durumdalar ve yaşadıkları her cinsel eylem sonucu bekaretin yerinde durup durmadığını sorguluyorlar. Henüz karşı cinsle hiçbir temasta bulunmamış genç kızlarımız dahi “düşme, sert bir yere oturma, ata binme,havuza atlama, duşta vajinaya su tutma, vb.” nedenlerle bekaretlerini kaybettiklerini bile düşünebiliyorlar. Ya da erkek arkadaşları, nişanlıları ya da eşleri ile sevişirken kendilerini kızlık zarını korumak adına o kadar çok kasıyorlar ki vajinismus olabiliyorlar. Bir damla kan bekaretin kanıtı değildir. Bir ilişkideki sevgi, saygı, güven, bağlılık gibi bir çok kavram bir damla kan yüzünden zarar görebiliyor. Bu da çiftler arasında uzun yıllar süren cinsel sorunlara yol açıyor.’’ dedi.</p>
<p>Bekaret tabusu cinsel eğitimle aşılabilir</p>
<p>Bekaret tabusunun aşılmasında cinsel eğitimin öneminin büyük olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “Tabi ki gençlerimize her şeyi serbest yaşayın demiyoruz, ancak kişi kendi sınırlarını kendi çizebilmeli ve cinselliği yaşayıp yaşamama konusunda kararını verebilmelidir. Cinsel eğitim olduğunda gençlerimiz cinselliği daha bilinçli, güvenli bir şekilde ve zamanı geldiğinde yaşayabileceklerdir. Doğru cinsel bilgilendirme ile cinsel organların yapısını, ilk ilişkinin acı verici olmaması gerektiğini öğrenecekler ve cinsel hayatlarına daha sağlıklı bir başlangıç yapabileceklerdir. Cinsel eğitim olduğunda böyle üzücü ölümler de olmayacaktır, bu konuda devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşmektedir.’’ dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğumuz bizi yatakta yakalarsa ne yapmalıyız?</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/cocugumuz-bizi-yatakta-yakalarsa-ne-yapmaliyiz/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/cocugumuz-bizi-yatakta-yakalarsa-ne-yapmaliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 11:02:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğumuz]]></category>
		<category><![CDATA[sekx yaparken]]></category>
		<category><![CDATA[yakalandık]]></category>
		<category><![CDATA[yakalarsa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel ilişki sırasında çocuklarına yakalanmak herhalde bir anne-babanın yaşayabileceği en talihsiz durumlardan biridir. Böyle bir durumda hem anne-baba utanır, ne yapacaklarını bilemez; hem de çocuk ruhsal bir travma yaşayabilir ve anne-babasına farklı bir gözle bakmaya başlayabilir. Cinsel konularda halkımızı bilgilendirmeyi &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/cocugumuz-bizi-yatakta-yakalarsa-ne-yapmaliyiz/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><img class="alignnone size-full wp-image-55" style="margin: 5px;" title="Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/11/20091113_Cocukyakalarsa1.jpg" alt="Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği" width="550" height="160" /></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong><span>Cinsel ilişki sırasında çocuklarına yakalanmak herhalde bir anne-babanın yaşayabileceği en talihsiz durumlardan biridir. Böyle bir durumda hem anne-baba utanır, ne yapacaklarını bilemez; hem de çocuk ruhsal bir travma yaşayabilir ve anne-babasına farklı bir gözle bakmaya başlayabilir. Cinsel konularda halkımızı bilgilendirmeyi ve cinsel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği</span></strong><strong><span> (</span></strong><strong>CİSED</strong><strong>);</strong><strong><span> anne-babaların yüzleşmekten kaçındığı bu sorunla ilgili çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. </span></strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong><span>Çocuk sahibi olunca çiftin cinsel hayatı etkilenir</span></strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Çocuk sahibi olduktan sonra çiftlerin cinsel hayatlarında yeni düzenlemeler yapmaları gerektiğini söyleyen <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe</strong></span></span><span><span>; “</span></span><span><span>Çocuk sahibi olduktan sonra çift, cinsel ilişki sırasında çocuğa yakalanma korkusu nedeniyle cinsel hayatını eskisi gibi özgürce yaşayamaz. Özellikle ev küçükse ve anne-baba çocukla aynı odayı paylaşıyorsa, anne-babanın başbaşa kalması ve cinsel ilişki kurması iyice zorlaşır. Ancak çiftin ruhen ve bedenen sağlıklı bir ilişkiyi sürdürebilmesi için de cinsellik gereklidir. Bu nedenle çift çocuğu uyuttuktan sonra cinselliği yaşamak ya da çocuğu arada bir onunla bir kaç saat ilgilenebilecek güvendiği bir akrabaya bırakmak gibi çözümler üretebilir.</span></span>”<span><span> dedi. </span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong><span>Anne-babalar çocuklarıyla cinselliği konuşmaya çekinme</span></strong><strong>meli</strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Cinselliğin hala ayıp, yasak ve günah olarak algılandığı ve rahatça konuşulamadığı toplumumuzda anne</span></span>-<span><span>babaların da çocuklarıyla cinsellik hakkında konuşmaya çekindiklerini belirten <strong>CİSED </strong></span></span><span><strong><span>Genel</span></strong><strong><span>Başkan Yardımcısı Psikolog Gülüm Bacanak</span></strong><strong>;</strong><span> “</span>Cinsel kimliğin <span>temellerinin atıldığı dönem 3</span><span>-5 yaş arasıdır. Bu dönemde çocukta cinselliğe karşı bir merak başlar ve anne-babasına cinsel organıyla ya da çocuğun nasıl dünyaya geldiği ile ilgili sorular sorar. Çocuğun bu meraklı soruları karşısında anne-babalar ne cevap vereceklerini bilemezler; ya çocuğa kızarlar, ya duymazdan gelirler ya da </span>“<span>seni leylekler getirdi</span><span>”, “</span>cami avlusunda bulduk”<span> gibi gerçek olmayan hikayeler uydururlar. Oysa ki çocuklara  yaşlarına uygun olarak  anlayabilecekleri şekilde gerçekleri anlatmak gereklidir, böylece çocuk cinselliği normal ve doğal bir olay olarak algılayacak ve ileride cinsel sorun yaşama ihtimali azalacaktır</span>.”<span> dedi. </span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong><span>Çocuklarla cinsellik nasıl konuşulmalı?</span></strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Çocuğun yaşına ve düzeyine göre cinsellikle ilgili temel bilgilerin verilebileceğini söyleyen <span><strong>CİSED Genel Sekreteri Psikolojik Danışman Fatoş Ayrık</strong></span></span></span><span><span>; “</span></span><span><span>Anne-babalar çocuklarının cinsellikle ilgili sorularına seksi nasıl anlatacaklarını bilemediklerinden ve utandıklarından yanıt veremiyorlar. Oysa ki<strong>cinselliği konuşmak seks konuşmak demek değildir</strong>, kız ve erkek arasındaki farklar, cinsel gelişim ve bebeklerin nasıl dünyaya geldiği gibi konular </span></span><span><span>yaşına uygun bir şekilde </span></span><span><span>çocuklara anlatılabilir. Çocukların sorularına onların anlayabileceği şekilde, tatmin edici yanıtlar verilmelidir.</span></span>“<span><span>Anne-baba birbirini sevdiği için birlikte yatar ve daha sonra çocuk olur.</span></span><span><span>” “</span></span><span><span>Birbirini seven iki insan sevgilerini sarılarak ve öpüşerek gösterir.</span></span>”<span><span> gibi ifadelerle cinselliği sevgiyi ifade etmenin bir şekli olarak anlatmak, çocuğun cinselliğe karşı sağlıklı bir yaklaşım geliştirmesine ve ileride sağlıklı bir ergen olmasına yardımcı olur.</span></span>”<span><span> dedi.</span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong><span>Çocuğumuz bizi yatakta yakalarsa ne yapmalıyız?</span></strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Anne-babanın başına gelebilecek en talihsiz durumlardan birinin cinsel ilişki sırasında çocuklarına yakalanmak olduğunu ifade eden <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe</strong></span></span><span><span>; “</span></span><span><span>Çocuklarına cinsel ilişki sırasında yakalanmak çok sayıda çiftin başına gelebilen bir durumdur. Bu durum anne-baba için zordur ama çocuk için daha da zordur, çocukta ciddi bir ruhsal travma yaratabilir. Çünkü çocuk eğer yaşı da küçükse gördüğünü anlamlandıramayabilir ve babasının annesine kötülük yaptığını düşünüp babaya düşman olabilir.</span></span> <span><span>Eğer çocuğunuza cinsel ilişki sırasında yakalanırsanız, onun yaşını göz önünde bulundurarak ve o an nasıl bir cinsel ilişkiye tanık olduğunu ve neyi ne kadar gördüğünü de dikkate alarak bir açıklama yapmak gereklidir. Bu konuyu görmezden gelmek ya da yok saymak doğru olmayacaktır. Çocuk üç yaşından küçükse belki gördüğünü anlamayabilir ve üzerinde durmayabilir, ancak büyük çocuklara mutlaka bir açıklama yapılması gereklidir. Anne-babanın birbirine sevgisini bu şekilde gösterdiği, soyunup birbirlerine sarılmaktan hoşlandıkları ve bunun yatak odasında yapılan anne-babaya özel bir eylem olduğu söylenebilir. Böylece çocuğun da anne-babanın odasına izinsiz girmemesi gerektiği de vurgulanmış olur. Anne-babasını yatakta yakalayan bir çocuk korku, şok gibi duyuları yaşayabilir durgunlaşabilir, suskunlaşabilir ve anne-babaya karşı güvenini kaybedebilir. Bu durumda bir uzmandan yardım almak en doğrusu olacaktır, çünkü yetişkinlikte yaşanan birçok cinsel sorunun temelinde çocukken anne-babayı cinsel ilişki sırasında görmek ya da yan odadan onların seslerini duymak gibi travmatik olayların varlığını görmekteyiz.</span></span>”<span><span> dedi. </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/cocugumuz-bizi-yatakta-yakalarsa-ne-yapmaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlar neden seks yapar?</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/insanlar-neden-seks-yapar/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/insanlar-neden-seks-yapar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 12:32:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[sekx]]></category>
		<category><![CDATA[sex]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[İnsan doğumundan itibaren cinsel bir varlıktır ve yaradılışının gereği olarak da cinselliği yaşamak ister. Bir başkasıyla cinselliği paylaşmanın en sevgi dolu ve keyifli yolu seks yapmaktır. Peki, insan neden seks yapar? Seks yapmanın amaçları nelerdir? Seksin zevk almaktan başka bir &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/insanlar-neden-seks-yapar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-48" title="seks1[1]" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/11/seks11.jpg" alt="seks1[1]" width="410" height="230" /></strong></p>
<p><strong>İnsan doğumundan itibaren cinsel bir varlıktır ve yaradılışının gereği olarak da cinselliği yaşamak ister. Bir başkasıyla cinselliği paylaşmanın en sevgi dolu ve keyifli yolu seks yapmaktır. Peki, insan neden seks yapar? Seks yapmanın amaçları nelerdir? Seksin zevk almaktan başka bir amacı var mıdır? Açıklamalarıyla ve anket çalışmalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) insanların neden seks yaptıkları hakkında çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.</strong></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><strong>Cinsellik ve seks farklı kavramlardır</strong></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;">Toplumumuzda cinsellik ve seks kavramlarının birbirine karıştırıldığını söyleyen <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe</strong>; “Cinsellik denildiğinde çoğumuzun aklına seks gelmektedir. Oysa ki<strong>cinsellik</strong>; psikolojik, fizyolojik ve sosyolojik yönleri olan çok boyutlu bir kavramdır ve insanın doğuştan getirdiği cinsiyetine ait özelliklerin tümüdür. Kişinin cinsiyeti, ses tonu, giyimi, saç şekli, yürüyüşü, oturuş şekli, cinsel kimliği cinselliğinin bir parçasıdır. <strong>Seks</strong> ise; birbirini seven iki insan arasında yaşanan bir eylemdir; dokunma, öpüşme, sevişme gibi eylemleri içerir; sevginin ve zevkin, ruhun ve bedenin paylaşımıdır.’’ dedi.</p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><strong>Kadınların seksten zevk alması kimi toplumlarda yasaklanmıştı ve hoş karşılanmazdı</strong></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;">Tarih boyunca insanın neden seks yaptığının çok tartışıldığını ifade eden <strong>CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psikolog Gülüm Bacanak;</strong> “Eski devirlerde seks sadece üreme amaçlı bir eylem olarak görülürdü. Zevk almak, özellikle de kadınların seksten zevk alması kimi toplumlarda yasaklanmıştı ve hoş karşılanmazdı. Bu durum ülkemizde de bazı bölgelerde hala geçerli bir düşünce olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarih boyunca seksin tabu olduğu, sadece belli bir zümrenin yapmaya hakkı olan bir eylem olarak örüldüğü dönemler olduğu gibi, olarak özgürlüklerin sınırsızca yaşandığı ve her türlü cinsel eylemin serbest olduğu dönemler ve toplumlar da vardı. Günümüzde seksin üreme amacı ikinci planda olup, en önemli amacı zevk almak haline gelmiştir.’’ dedi.</p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><strong>Seks güvensizlik ve değersizlik duyularının tatmin edilmesine yardımcı olabilir</strong></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;">Seksin sadece fiziksel bir eylem olmadığını ve psikolojik ve sosyal boyutlarının da olduğunu söyleyen <strong>CİSED Genel Sekreteri Psikolojik Danışman Fatoş Ayrık;</strong> “Seks sadece zevk almak ve zevk vermek için yapılan bir eylem olarak alılansa da aslında bilinçdışında bundan daha fazlası vardır. İnsanlar farklı psikolojik ihtiyaçlarından dolayı da seks yapabilirler. Karşı cins tarafından beğenilmek, arzulanmak, tercih edilmek kişinin içinde var olan güvensizlik ve değersizlik duyularını tatmin etmesine yardımcı olabilir. Kişi kadınlığını veya erkekliğin kanıtlamak için seksi bir araç olarak kullanabilir. Çocukluğunda sevisiz bir aile ortamında yetişen biri, seksi karşısındaki kişiden ihtiyacı olan sevi ve ilgiyi alabilmek için bir araç olarak kullanabilir.” dedi.</p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><strong><strong>İnsanlar neden seks yapar?</strong></strong></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;">Seksin kimi kişilerce karşısındaki üzerindeki gücünü test etmek için de kullanılabileceğini de ekleyen <strong>CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psikolog Gülüm Bacanak</strong>; “Kendi içinde değersizlik ve yetersizlik duygularıyla boğuşan bir kişi kendini değerli kılmak ve gücünü kendine kanıtlamak amacıyla da seksi kullanabilir. Geçmişte yaşanılan olumsuz bir deneyimin intikamını başka kişilerle seks yaparak alabilir. Geçmişte cinsel olarak reddedildiyse kendini çekici ve arzu edilen bir kişi olduğunu kanıtlamak için seks yapabilir. Bunların dışında seksin diğer amaçları arasında, yakınlık ihtiyacı, karşımızdaki insanı yakından tanımak, yeni heyecanlar tatmak, birini mutlu etmek ya da ödüllendirmeyi de sayabiliriz.’’ diye ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/insanlar-neden-seks-yapar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler cinsel sorunlarından utanıyor</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/erkekler-cinsel-sorunlarindan-utaniyor/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/erkekler-cinsel-sorunlarindan-utaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 16:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaş üstü]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel danışma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Erkekler, özellikle kendilerini güçlü saydıkları cinsellik konusunda yaşadıkları sıkıntıları uzman bir hekimle paylaşmayı reddediyor. Araştırmalara göre, dünya üzerinde 152 milyon erkek seksüel disfonksiyondan yani cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınıyor. 40 yaş üstü erkeklerin yüzde 5’i, 65 yaş üstü erkeklerin de yüzde &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/erkekler-cinsel-sorunlarindan-utaniyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-41" title="erkeklerrr" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/10/erkeklerrr.jpg" alt="erkeklerrr" width="550" height="276" /></p>
<p>Erkekler, özellikle kendilerini güçlü saydıkları cinsellik konusunda yaşadıkları sıkıntıları uzman bir hekimle paylaşmayı reddediyor.</p>
<p>Araştırmalara göre, dünya üzerinde 152 milyon erkek seksüel disfonksiyondan yani cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınıyor.</p>
<p>40 yaş üstü erkeklerin yüzde 5’i, 65 yaş üstü erkeklerin de yüzde 15-20’si kronik, 40-70 yaş arası erkeklerin ise yüzde 50’si hayatlarının bir döneminde geçici de olsa bu sorunla karşılaşıyor.</p>
<p>Rakamlar, Türkiye&#8217;de de erkeklerin bu konuda fazlasıyla çekimser olduğunu ortaya koyuyor. Kimi korktuğu kimi de kendine bu tür bir hastalığı yakıştıramadığı, hastalığı reddettiği için doktora gitmiyor.</p>
<p>Rakamlara göre, Türkiye&#8217;de bu sorunu yaşayan erkeklerin sadece yüzde 2&#8242;si doğru teşhis ve tedaviden faydalanabiliyor. Ve bu durum erkeğin cinsel yaşamında olumsuzluklara yol açtığı gibi beraberinde daha birçok sorun getiriyor.</p>
<p>Cinsel hayatında yaşadığı sorunlar nedeniyle doktora gitmeyen erkeklerde, psikolojik sıkıntılar, ailevi sorunlar, toplumda kendini yalnız hissetme, başarısızlık hissi, kendine güvensizlik gibi sıkıntılar ortaya çıkıyor. Hatta bu sıkıntılar nedeniyle zaman zaman çiftlerde boşanma noktasına bile gelinebiliyor.</p>
<p>Bir erkeğin cinsel yaşamında sorunlar yaşamasının normal bir durum olduğunu belirten Oprt. Dr. Merhmet Kırdar, bu tip bir sorunla karşılaşıldığı zaman bir hekime başvurulması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>Oprt. Dr. Merhmet Kırdar, birçok erkeğin, sorunu, sanki sadece kendi yaşıyormuş gibi algıladığını, bunun da toplumda genel bir utanma duygusu yarattığını vurguluyor.</p>
<p>Sorunların doğru zamanda teşhis edilmesiyle çözülebileceğine de dikkat çeken Oprt. Dr. Merhmet Kırdar, bu tip durumların vucudun herhangi bir organında yaşanan sağlık sorunundan farksız olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Oprt. Dr. Merhmet Kırdar, birçok erkeğin sorunlarının tedaviyle giderilebileceğini, ancak endişe, korku, çekingenlik ve benzeri nedenlerle doktora başvurulmadığı için daha büyük sıkıntılar ve sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını da dile getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/erkekler-cinsel-sorunlarindan-utaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Porno bağımlılığı evlilikleri tehdit ediyor</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/porno-bagimliligi-evlilikleri-tehdit-ediyor/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/porno-bagimliligi-evlilikleri-tehdit-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 16:49:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[porno]]></category>
		<category><![CDATA[porno bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[seks bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Porno bağımlılığı son dönemlerde danışanların uzmanlara en çok başvurduğu konuların başında gelmektedir. Görüntülü cep telefonları, internet, MSN ve facebook gibi iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte internet başında geçirilen vakit artarken, insanlar da artık cinselliği internette arar hale gelmeye başladı. Anket çalışmaları ve &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/porno-bagimliligi-evlilikleri-tehdit-ediyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><img class="alignnone size-full wp-image-36" title="09102009_porno_bagimliligi" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/10/09102009_porno_bagimliligi.jpg" alt="09102009_porno_bagimliligi" width="550" height="160" /></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong>Porno bağımlılığı son dönemlerde danışanların uzmanlara en çok başvurduğu konuların başında gelmektedir. Görüntülü cep telefonları, internet, MSN ve facebook gibi iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte internet başında geçirilen vakit artarken, insanlar da artık cinselliği internette arar hale gelmeye başladı. <span>Anket çalışmaları ve basın açıklamalarıyla gündem yaratabilen “Sağlıklı Bir Cinsellik ve Mutlu Bir Evlilik İçin” sloganıyla halkımıza yol göstermeye çalışan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); </span>porno bağımlılığının evlilikleri tehdit ettiğine dikkat çekti ve porno bağımlılığı ile ilgili çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. İşte porno bağımlılığının önemi konusundaki basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:</strong></span></p>
<ul style="padding-top: 10px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 20px; list-style-type: none; list-style-position: initial; list-style-image: initial; margin: 0px;">
<li style="padding-top: 2px; padding-right: 0px; padding-bottom: 2px; padding-left: 13px; list-style-type: none; background-image: url(http://www.cised.org.tr/yeni_files/p-con-li.png); background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: initial; color: #666666; background-position: 0% 1px; background-repeat: no-repeat no-repeat; margin: 0px;"><span><strong>Ne zaman bağımlılık, ne zaman değil?</strong></span></li>
<li style="padding-top: 2px; padding-right: 0px; padding-bottom: 2px; padding-left: 13px; list-style-type: none; background-image: url(http://www.cised.org.tr/yeni_files/p-con-li.png); background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: initial; color: #666666; background-position: 0% 1px; background-repeat: no-repeat no-repeat; margin: 0px;"><span><strong>Porno seyretmek hastalık mıdır?</strong></span></li>
<li style="padding-top: 2px; padding-right: 0px; padding-bottom: 2px; padding-left: 13px; list-style-type: none; background-image: url(http://www.cised.org.tr/yeni_files/p-con-li.png); background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: initial; color: #666666; background-position: 0% 1px; background-repeat: no-repeat no-repeat; margin: 0px;"><span><strong>Porno bağımlılığı neden olur?</strong></span></li>
<li style="padding-top: 2px; padding-right: 0px; padding-bottom: 2px; padding-left: 13px; list-style-type: none; background-image: url(http://www.cised.org.tr/yeni_files/p-con-li.png); background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: initial; color: #666666; background-position: 0% 1px; background-repeat: no-repeat no-repeat; margin: 0px;"><span><strong>Porno bağımlılığı tedavi edilebilir mi?</strong></span></li>
</ul>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong>Ne zaman bağımlılık, ne zaman değil?</strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span>İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte artık teknolojinin getirdiği yeni hastalıkların ortaya çıktığını söyleyen <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; </strong>“Porno bağımlılığı son dönemde bizlerin danışanlarımızdan sıkça duyduğumuz sorunların başında gelmektedir. Özellikle kadınlar eşlerinin kendileriyle ilgilenmediği, bütün vakitlerini internet başında porno izleyerek geçirdiği, cinsel açıdan kendilerine yaklaşmak yerine mastürbasyon yapmayı tercih ettiği ve gitgide birbirlerinden uzaklaştıkları gibi şikâyetlerle bizlere başvurmakta ve yardım istemektedirler. Bu durum evlilik ilişkisini temelden sarsmaktadır. Öncelikle bağımlılık nedir, onu açıklamak gereklidir. <strong>Bağımlılık</strong>; bir kişiye ya da nesneye duyulan karşı konulamaz bir istek, bir nevi onsuz olamama halidir. Eğer durum kişinin kontrolünden çıktıysa ve artık kişi iradesi dışında davranmaya başladıysa bir bağımlılık durumundan söz edebiliriz.’’ dedi.</span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong>Porno seyretmek hastalık mıdır?</strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span>Porno filmlerin fantezi aracı olarak kullanılabileceğini ve eşlerin cinsel hayatlarını renklendirmek için birlikte bu tarz filmler izleyebileceklerini ifade eden <strong>CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak</strong>; “<strong>Porno film izlemek bir hastalık değildir</strong>. Zaman zaman kişiler cinsel ilişki kurmak yerine, porno izleyerek kendilerini tatmin etmek isteyebilirler. Ya da cinsel hayatlarına renk katmak için porno filmi bir fantezi aracı olarak kullanabilirler. Belli bir dozda olduğunda bunun sakıncası yoktur. Ancak kişi tüm vaktini internet başında geçirmeye başladıysa, tek başına kalmayı tercih edip odasından çıkmaz hale geldiyse, eşiyle ya da çocuklarıyla iletişimi çok azaldıysa, eşiyle seks yapmayı bıraktıysa, masturbasyonu cinsel ilişkiye tercih etmeye başladıysa,  sosyal hayattan koptuysa ve hatta işini bile aksatır duruma geldiyse o zaman artık tehlikeli bir durum var demektir ve hastalıktan söz edilebilir.’’ diye ekledi.</span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong>Porno bağımlılığı neden olur?</strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span>Porno bağımlılığının genel olarak erkeklerde daha fazla görüldüğünü belirten <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe</strong>; “Bu konuda yapılmış çok sayıda araştırma olmamasına rağmen porno bağımlılığının erkeklerde daha fazla görüldüğü düşünülmektedir. Bu durumun nedenleri çok çeşitli olabilir. Erkeklerde ergenlikten itibaren porno film izleyerek mastürbasyon yapmak olağan bir davranış olarak görülür. Kadınlarda ise bu çok azdır. Çünkü erkekler daha çok görsel olarak ve çıplaklıktan uyarılırken, kadınlar ise hayal ve fanteziler yoluyla uyarılırlar, bu nedenle de porno filmlere ihtiyaç duymazlar. Erkeğin kişilik özellikleri, çekingen, insanlarla kolay ilişki kuramayan bir yapıya sahip olması, kadınlarla iletişim kurma konusunda yeterli becerilere sahip olamaması, cinselliği ve cinsel performansı gözünde çok büyütmesi ve penis boyu takıntısı kadınlardan uzaklaşıp pornoya yönelmesine yol açabilir. Ayrıca erkek pornoyu gerçek dünyadan bir kaçış yöntemi olarak da kullanabilir. İş hayatında ya da evlilik ilişsinde yaşadığı sorunlarla yüzleşmemek için kendine sanal bir dünya yaratabilir.” dedi.</span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><strong>Porno bağımlılığı tedavi edilebilir mi?</strong></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span>Porno bağımlılığının tedavisinde cinsel terapi ve medikal tedavinin birlikte kullanılabileceğini söyleyen <strong>CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak</strong>; “Öncelikle sorunun neden kaynaklandığının bulunması gereklidir. Kişi hangi kişilik özelliğinden ya da hangi ihtiyaçtan dolayı pornoya yönelmiştir? Genellikle kadınlar eşlerinde böyle bir sorun olduğunu ve eşlerinin tedaviyi kabul etmediğini söyleyerek bizi ararlar. Erkeğin sorunu kabul edip tedaviye gelmesi zaman alır. Erkekler ise doğrudan porno bağımlılığı sorunu ile gelmezler, depresyon ya da hayattan zevk alamama gibi sorunlarla tedaviye başvururlar, porno bağımlılığı sorunu ilerleyen süreçlerde açığa çıkar. Bu sorun evlilik ilişkisini zedeleyen ve çoğu evliliğin sona ermesine neden olur. Bu nedenle tedaviye erken başvurulması önemlidir. Kişinin sorununun özelliklerine göre, bireysel psikoterapi, medikal tedavi, cinsel terapi ve çift terapisinden hangilerinin uygulanması gerektiğine karar verilir.’’ diye ekledi. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/porno-bagimliligi-evlilikleri-tehdit-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evli bakireler hipnozdan fayda görüyor</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 10:57:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[bakire]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[evli bakire]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismusun tedavisinde hipnozun yıllardır başarıyla kullanıldığına dikkat çeken Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED; hipnoz ve vajinismus hastalığı hakkında yeni bir basın açıklaması yaptı. Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapıdır. Hipnozun tamamen beynin doğal ve normal işlevlerinden &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong><img class="alignnone size-full wp-image-20" title="20090729_Evli_Bakireler_Hipnoz" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/09/20090729_Evli_Bakireler_Hipnoz.jpg" alt="20090729_Evli_Bakireler_Hipnoz" width="550" height="160" /></strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong>Bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismusun tedavisinde<span> hipnozun yıllardır başarıyla kullanıldığına dikkat çeken Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED; hipnoz ve vajinismus hastalığı hakkında yeni bir basın açıklaması yaptı.</span></strong></span></span><span><span><strong><span style="font-size: x-small;"><br />
</span></strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong><span>Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapıdır.</span></strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Hipnozun tamamen beynin doğal ve normal işlevlerinden bir tanesi olduğunu söyleyen <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A.Cem Keçe; </strong>“Söz, bakış, hayal gücü ya da bazı yardımcı nesneler kullanılarak verilen telkinler sonucunda oluşturulan; kişinin duygu, düşünce, algı ve bellek işlevlerinde değişikliklerin gerçekleştirilebildiği çok özel bilinç durumuna <strong>hipnoz </strong>diyoruz. Hipnozun büyü, sihir ya da doğaüstü hiçbir yönü yoktur. <strong>Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapıdır</strong>. İyi bir cinsel terapist bu kapıdan içeri girer ve vajinismus hastalığına yol açan ve çocuklukta oraya yerleşmiş yanlış bilgileri, inançları, düşünceleri, algılamaları bulur ve değiştirebilir.” dedi.</span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong>Hipnoterapi nedir?</strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Hipnoz uygulamak için eğitim alınması gerektiğini ifade eden <strong>CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak</strong>; “Hipnoz eğitim almış hipnoz uygulayıcılarına <strong>hipnozitör</strong>, hipnozla cinsel terapi veya psikoterapi yapan terapistlere ise <strong>hipnoterapist </strong>denir. Hipnozun tedavi amacıyla kullanımına veya hipnoz altında yapılan</span></span><span><span> terapiye ise <strong>hipnoterapi</strong> denir” dedi.</span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong>Vajinismusta hipnoz mucizesi</strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Ülkemizde her on kadından birinde vajinismus hastalığının görüldüğüne dikkat çeken <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A.Cem Keçe;</strong> “Kadınlarda cinsel ilişkiye girememeye <strong>vajinismus</strong> denir. Vajinismusa halk arasında <strong>evli bakireler</strong> veya <strong>tamamlanmamış evlilik</strong> denir. <strong>Vajinismus hipnoz destekli cinsel terapi ile %100 tedavi edilebilir bir hastalıktır.</strong> Hipnoz altında verilen telkinlerle, zihinsel ve imgesel uygulamalarla cinsel ilişkiye dair endişe, korku ve kaygılar ortadan kaldırılabilir. Böylece cinsel ilişkinin ağrı ve acı olmadan olabileceğine dair inanç artar. Hipnoz bir şırıngaya benzetilebilir. Şırınga, iyileşmek için hastanın gereksinim duyduğu çeşitli ilaçları uygulamak için kullanılan bir tedavi aracıdır. Aynı şekilde hastayı iyileştiren şey bizzat hipnozun kendisi değil; hipnoz sırasında uygulanan değişik tedavi yöntemleridir.” dedi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sık yaşanan cinsel ilişki sperm sayısını artırıyor</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/sik-yasanan-cinsel-iliski-sperm-sayisini-artiriyor/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/sik-yasanan-cinsel-iliski-sperm-sayisini-artiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 10:51:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[sperm sayısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Sydney&#8217;de 118 erkekle yapılan araştırma, her gün cinsel ilişkiye girmenin sperm sayısını artırdığını ortayan koydu. Adana’daki ‘Mutlu Yaşam Üroloji, Psikiyatri ve Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nin kurucusu Ürolog Hakan Güzel, tüp bebek tedavisi yapan uzmanların sperm sayısını artırabilmek için erkeklere cinsel &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/sik-yasanan-cinsel-iliski-sperm-sayisini-artiriyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-16" title="r_vnf31ekvm0jwvn6f6vmk" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/09/r_vnf31ekvm0jwvn6f6vmk.jpg" alt="r_vnf31ekvm0jwvn6f6vmk" width="476" height="277" /></p>
<p>Sydney&#8217;de 118 erkekle yapılan araştırma, her gün cinsel ilişkiye girmenin sperm sayısını artırdığını ortayan koydu.</p>
<p>Adana’daki ‘Mutlu Yaşam Üroloji, Psikiyatri ve Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nin kurucusu Ürolog Hakan Güzel, tüp bebek tedavisi yapan uzmanların sperm sayısını artırabilmek için erkeklere cinsel ilişkiden uzak durmalarını önerdiğini oysa araştırmalarda her gün ilişkiye girilmesi halinde sperm kalitelisinin yüzde 12 oranında arttığının görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Sydney’deki özel bir tüp bebek kliniğindeki araştırmalarda bebek isteyen 118 erkeğin bir hafta boyunca her gün cinsel ilişkiye girdiğini anlatan Dr. Güzel, “Bu erkeklerden 81’inin hasarlı sperm miktarında yüzde 12 oranında azalma olduğu gözlendi. Sperm kalitesi, sigara ve alkolden uzak durulması, egzersiz yapılması ve daha çok antioksidan alımı halinde de artabiliyor” dedi.</p>
<p>Spermin vücuttan hızlı atılmasının DNA hasarını azalttığını ve kalitesini arttırdığını anlatan Dr. Güzel, “Sperm vücutta ne kadar uzun süre kalırsa, hasara uğrama olasılığı o kadar artıyor. Biz bebek isteyen erkeklere eşleriyle çok sık cinsel ilişkiye girmelerini öneriyoruz” dedi. Güzel ayrıca sigara dumanının cinsel işlev bozukluklarının baş sorumlusu olduğunu hatırlattı.</p>
<p>T24</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/sik-yasanan-cinsel-iliski-sperm-sayisini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kozmetikler sperm kalitesini düşürüyor</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/kozmetikler-sperm-kalitesini-dusuruyor/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/kozmetikler-sperm-kalitesini-dusuruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 10:18:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[sperm kalitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Hollanda&#8217;nın Nijmegen Üniversitesi Sint Radboud Tıp Merkezi tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre, günde ortalama iki kez parfüm, deodorant, losyon veya krem gibi kozmetik ürünleri kullanan erkeklerin spermlerinin kalitesi, kullanmayanlarınkine oranla 5 kat daha düşük olabiliyor. Araştırma ekibinin başkanı Nel Roeleveld, &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/kozmetikler-sperm-kalitesini-dusuruyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-4" style="margin: 5px;" title="erkek kozmetik" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/09/erkek-kozmetik-2-jpg.hmedium.jpg" alt="erkek kozmetik" width="372" height="192" />Hollanda&#8217;nın Nijmegen Üniversitesi Sint Radboud Tıp Merkezi tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre, günde ortalama iki kez parfüm, deodorant, losyon veya krem gibi kozmetik ürünleri kullanan erkeklerin spermlerinin kalitesi, kullanmayanlarınkine oranla 5 kat daha düşük olabiliyor.</p>
<p>Araştırma ekibinin başkanı Nel Roeleveld, kozmetik ürünlerin spermlere zarar verdiğini çok açık ve kesin olarak belirlediklerini söyledi, ancak zararın derecesinin alt ve üst sınırının değişebileceğini belirtti.</p>
<p><strong>DAHA GÜVENLİ KOZMETİKLER ÜRETİLEBİLİR</strong></p>
<p>Zeist kentinde bulunan Hollanda Kozmetik Ürünleri Üreticileri Birliği (NCV), yüzlerce erkeğin denek olarak kullanıldığı araştırmayla ilgili olarak, sonuçların dikkatle incelendikten sonra görüş belirteceklerini açıkladı. Birliğin sözcüsü, araştırmanın, daha güvenli kozmetikler üretmek için yararlı olabileceğini söyledi.</p>
<p>Uluslararası çevre kuruluşu Yeşil Barışın (Greenpeace) Hollanda temsilciliği ise sonuçların, örgütün, kozmetiklerde zehirli maddeler bulunduğu ve bunların insanların hormonal dengesini bozduğu noktasından hareketle bu ürünlerin kullanımına karşı yürüttüğü kampanyanın haklılığını ortaya koyduğunu bildirdi.</p>
<p>Kaynak: www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/kozmetikler-sperm-kalitesini-dusuruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

