<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Danışma ve Bilgi Portalı &#187; Vajinismus</title>
	<atom:link href="http://www.cinseldanisma.net/kategori/kadin-sagligi/vajinismus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cinseldanisma.net</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Cinsellik Danışma Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Sep 2010 11:43:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>CİSED: &#8220;Bekâret tabusu ölüm getirdi…&#8221;</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 11:43:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Bekâr]]></category>
		<category><![CDATA[bekaret]]></category>
		<category><![CDATA[bera]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[kızlık zarı]]></category>
		<category><![CDATA[kizlikzari]]></category>
		<category><![CDATA[vaginismus]]></category>
		<category><![CDATA[Vajina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir Kadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyor Toplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2010/09/201097bekaret1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-205" title="201097bekaret[1]" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2010/09/201097bekaret1.jpg" alt="" width="550" height="160" /></a></p>
<p>Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir</p>
<p>Kadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyor</p>
<div id="_mcePaste">Toplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise cinsel olarak baskılamakta ve bekaretin evlenene kadar korunması gerektiğini savunmaktadır. Öncelikle bekaretin ne demek olduğunu tartışmak gerekir. Bekaret; kişinin daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmasıdır. Bu kavramın içine sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan birliktelikler de dahildir. Daha önce karşı cinsle hiç temasta bulunmamış bir kişiye bakir ya da bakire denir. Toplumumuzda ise bekaret penisin vajinaya girmesi ile ölçülüyor, kızlık zarında bir açılma olup olmadığıyla değerlendiriliyor ve kadından vajinasını sürekli koruması bekleniyor, oysa ki bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir.” dedi. Bekareti kaybetmenin genç kızların en büyük korkularından biri olduğunu da Dr. Keçe; “Cinselliği yaşamak ve cinsel olarak arzularını, duygularını ve isteklerini ifade etmek kızlar açısından gerçekten zor bir durumdur. Oysa ki nasıl doğuştan erkekte yoğun cinsel dürtüler varsa, kadında da vardır. Toplum cinselliği yaşayan ve bunu açıkça ifade eden bir kadına hoş bakmaz, bu da genç kızlarımızı bazı şeyleri gizlice yaşamaya itiyor. Bunun sonucunda suçluluk, günahkarlık, pişmanlık duyguları ortaya çıkıyor ve bu genç kızlarımız sürekli bekaretlerine bir zarar gelip gelmediği ya da ilk gece kan gelip gelmeyeceği korkusu ile yaşıyorlar. İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, çok yanlış bir şekilde kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır.” dedi.</div>
<div>Her şey doğru yapılırsa ilk ilişkide kanama olmaz</div>
<div>Bekaret kaygısı vajinismusa yol açıyor</div>
<div id="_mcePaste">İlk gece korkusunun toplumda çok yaygın olduğunu ifade eden CİSED Başkan Genel Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin zor olması gerektiği ve mutlaka kan gelmesi gerektiğine dair bir inanış var. Oysa ki bu doğru değildir. Çünkü kızlık zarı toplumda zannedildiği gibi vajina girişini bir perde gibi kapatmaz, ortasında adet kanının akabileceği bir açıklık bulunur ve penis buradan çok rahat bir şekilde içeri girebilir. Eğer kadın rahatsa, eşi ile birbirilerini gevşetmeyi başarmışlarsa, yeterli ön sevişme yapılıp vajina ıslanmışsa ilişki çok rahat olur ve kızlık zarında veya vajinada doğumsal bir anormallik yoksa kan da gelmez. Yani her şey doğru yapılırsa kanama olmaz. Kanamanın nedeni kadının kendini kasması, kuru kalması erkeğin de zorlamasıdır. Ancak hem erkekte hem kadında kanama beklentisi olduğu için kanama olmayınca hem erkek eşinden şüphe eder ve onu suçlar, hem de kız bakire bile olsa kendinden şüphe eder. Bu da cinsel hayata sağlıksız bir başlangıca neden olur ve çiftin birbirine olan güvenini sarsar.’’ dedi. CİSED’e bekaret ve kızlık zarı ile ilgili her gün onlarca soru geldiğini de söyleyen Psk. Gülüm Bacanak; “Genç kızlarımız ve erkeklerimiz bekarete fazlasıyla kafayı takmış durumdalar ve yaşadıkları her cinsel eylem sonucu bekaretin yerinde durup durmadığını sorguluyorlar. Henüz karşı cinsle hiçbir temasta bulunmamış genç kızlarımız dahi “düşme, sert bir yere oturma, ata binme,havuza atlama, duşta vajinaya su tutma, vb.” nedenlerle bekaretlerini kaybettiklerini bile düşünebiliyorlar. Ya da erkek arkadaşları, nişanlıları ya da eşleri ile sevişirken kendilerini kızlık zarını korumak adına o kadar çok kasıyorlar ki vajinismus olabiliyorlar. Bir damla kan bekaretin kanıtı değildir. Bir ilişkideki sevgi, saygı, güven, bağlılık gibi bir çok kavram bir damla kan yüzünden zarar görebiliyor. Bu da çiftler arasında uzun yıllar süren cinsel sorunlara yol açıyor.’’ dedi.</div>
<div id="_mcePaste">Bekaret tabusu cinsel eğitimle aşılabilir</div>
<div id="_mcePaste">Bekaret tabusunun aşılmasında cinsel eğitimin öneminin büyük olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “Tabi ki gençlerimize her şeyi serbest yaşayın demiyoruz, ancak kişi kendi sınırlarını kendi çizebilmeli ve cinselliği yaşayıp yaşamama konusunda kararını verebilmelidir. Cinsel eğitim olduğunda gençlerimiz cinselliği daha bilinçli, güvenli bir şekilde ve zamanı geldiğinde yaşayabileceklerdir. Doğru cinsel bilgilendirme ile cinsel organların yapısını, ilk ilişkinin acı verici olmaması gerektiğini öğrenecekler ve cinsel hayatlarına daha sağlıklı bir başlangıç yapabileceklerdir. Cinsel eğitim olduğunda böyle üzücü ölümler de olmayacaktır, bu konuda devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşmektedir.’’ dedi.</div>
<p>Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedirKadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyorToplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise cinsel olarak baskılamakta ve bekaretin evlenene kadar korunması gerektiğini savunmaktadır. Öncelikle bekaretin ne demek olduğunu tartışmak gerekir. Bekaret; kişinin daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmasıdır. Bu kavramın içine sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan birliktelikler de dahildir. Daha önce karşı cinsle hiç temasta bulunmamış bir kişiye bakir ya da bakire denir. Toplumumuzda ise bekaret penisin vajinaya girmesi ile ölçülüyor, kızlık zarında bir açılma olup olmadığıyla değerlendiriliyor ve kadından vajinasını sürekli koruması bekleniyor, oysa ki bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir.” dedi. Bekareti kaybetmenin genç kızların en büyük korkularından biri olduğunu da Dr. Keçe; “Cinselliği yaşamak ve cinsel olarak arzularını, duygularını ve isteklerini ifade etmek kızlar açısından gerçekten zor bir durumdur. Oysa ki nasıl doğuştan erkekte yoğun cinsel dürtüler varsa, kadında da vardır. Toplum cinselliği yaşayan ve bunu açıkça ifade eden bir kadına hoş bakmaz, bu da genç kızlarımızı bazı şeyleri gizlice yaşamaya itiyor. Bunun sonucunda suçluluk, günahkarlık, pişmanlık duyguları ortaya çıkıyor ve bu genç kızlarımız sürekli bekaretlerine bir zarar gelip gelmediği ya da ilk gece kan gelip gelmeyeceği korkusu ile yaşıyorlar. İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, çok yanlış bir şekilde kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır.” dedi. Her şey doğru yapılırsa ilk ilişkide kanama olmazBekaret kaygısı vajinismusa yol açıyorİlk gece korkusunun toplumda çok yaygın olduğunu ifade eden CİSED Başkan Genel Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin zor olması gerektiği ve mutlaka kan gelmesi gerektiğine dair bir inanış var. Oysa ki bu doğru değildir. Çünkü kızlık zarı toplumda zannedildiği gibi vajina girişini bir perde gibi kapatmaz, ortasında adet kanının akabileceği bir açıklık bulunur ve penis buradan çok rahat bir şekilde içeri girebilir. Eğer kadın rahatsa, eşi ile birbirilerini gevşetmeyi başarmışlarsa, yeterli ön sevişme yapılıp vajina ıslanmışsa ilişki çok rahat olur ve kızlık zarında veya vajinada doğumsal bir anormallik yoksa kan da gelmez. Yani her şey doğru yapılırsa kanama olmaz. Kanamanın nedeni kadının kendini kasması, kuru kalması erkeğin de zorlamasıdır. Ancak hem erkekte hem kadında kanama beklentisi olduğu için kanama olmayınca hem erkek eşinden şüphe eder ve onu suçlar, hem de kız bakire bile olsa kendinden şüphe eder. Bu da cinsel hayata sağlıksız bir başlangıca neden olur ve çiftin birbirine olan güvenini sarsar.’’ dedi. CİSED’e bekaret ve kızlık zarı ile ilgili her gün onlarca soru geldiğini de söyleyen Psk. Gülüm Bacanak; “Genç kızlarımız ve erkeklerimiz bekarete fazlasıyla kafayı takmış durumdalar ve yaşadıkları her cinsel eylem sonucu bekaretin yerinde durup durmadığını sorguluyorlar. Henüz karşı cinsle hiçbir temasta bulunmamış genç kızlarımız dahi “düşme, sert bir yere oturma, ata binme,havuza atlama, duşta vajinaya su tutma, vb.” nedenlerle bekaretlerini kaybettiklerini bile düşünebiliyorlar. Ya da erkek arkadaşları, nişanlıları ya da eşleri ile sevişirken kendilerini kızlık zarını korumak adına o kadar çok kasıyorlar ki vajinismus olabiliyorlar. Bir damla kan bekaretin kanıtı değildir. Bir ilişkideki sevgi, saygı, güven, bağlılık gibi bir çok kavram bir damla kan yüzünden zarar görebiliyor. Bu da çiftler arasında uzun yıllar süren cinsel sorunlara yol açıyor.’’ dedi.   Bekaret tabusu cinsel eğitimle aşılabilirBekaret tabusunun aşılmasında cinsel eğitimin öneminin büyük olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “Tabi ki gençlerimize her şeyi serbest yaşayın demiyoruz, ancak kişi kendi sınırlarını kendi çizebilmeli ve cinselliği yaşayıp yaşamama konusunda kararını verebilmelidir. Cinsel eğitim olduğunda gençlerimiz cinselliği daha bilinçli, güvenli bir şekilde ve zamanı geldiğinde yaşayabileceklerdir. Doğru cinsel bilgilendirme ile cinsel organların yapısını, ilk ilişkinin acı verici olmaması gerektiğini öğrenecekler ve cinsel hayatlarına daha sağlıklı bir başlangıç yapabileceklerdir. Cinsel eğitim olduğunda böyle üzücü ölümler de olmayacaktır, bu konuda devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşmektedir.’’ dedi.</p>
<p>Bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir</p>
<p>Kadınlar cinsel ilişkide suçluluk yaşıyor</p>
<p>Toplumumuzda cinselliği yaşamanın kadınlar için hala bir hak olarak görülmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, toplum kadınları ise cinsel olarak baskılamakta ve bekaretin evlenene kadar korunması gerektiğini savunmaktadır. Öncelikle bekaretin ne demek olduğunu tartışmak gerekir. Bekaret; kişinin daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmasıdır. Bu kavramın içine sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan birliktelikler de dahildir. Daha önce karşı cinsle hiç temasta bulunmamış bir kişiye bakir ya da bakire denir. Toplumumuzda ise bekaret penisin vajinaya girmesi ile ölçülüyor, kızlık zarında bir açılma olup olmadığıyla değerlendiriliyor ve kadından vajinasını sürekli koruması bekleniyor, oysa ki bekaret iki bacağın arasında değil beyindedir.” dedi. Bekareti kaybetmenin genç kızların en büyük korkularından biri olduğunu da Dr. Keçe; “Cinselliği yaşamak ve cinsel olarak arzularını, duygularını ve isteklerini ifade etmek kızlar açısından gerçekten zor bir durumdur. Oysa ki nasıl doğuştan erkekte yoğun cinsel dürtüler varsa, kadında da vardır. Toplum cinselliği yaşayan ve bunu açıkça ifade eden bir kadına hoş bakmaz, bu da genç kızlarımızı bazı şeyleri gizlice yaşamaya itiyor. Bunun sonucunda suçluluk, günahkarlık, pişmanlık duyguları ortaya çıkıyor ve bu genç kızlarımız sürekli bekaretlerine bir zarar gelip gelmediği ya da ilk gece kan gelip gelmeyeceği korkusu ile yaşıyorlar. İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, çok yanlış bir şekilde kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır.” dedi.</p>
<p>Her şey doğru yapılırsa ilk ilişkide kanama olmaz</p>
<p>Bekaret kaygısı vajinismusa yol açıyor</p>
<p>İlk gece korkusunun toplumda çok yaygın olduğunu ifade eden CİSED Başkan Genel Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin zor olması gerektiği ve mutlaka kan gelmesi gerektiğine dair bir inanış var. Oysa ki bu doğru değildir. Çünkü kızlık zarı toplumda zannedildiği gibi vajina girişini bir perde gibi kapatmaz, ortasında adet kanının akabileceği bir açıklık bulunur ve penis buradan çok rahat bir şekilde içeri girebilir. Eğer kadın rahatsa, eşi ile birbirilerini gevşetmeyi başarmışlarsa, yeterli ön sevişme yapılıp vajina ıslanmışsa ilişki çok rahat olur ve kızlık zarında veya vajinada doğumsal bir anormallik yoksa kan da gelmez. Yani her şey doğru yapılırsa kanama olmaz. Kanamanın nedeni kadının kendini kasması, kuru kalması erkeğin de zorlamasıdır. Ancak hem erkekte hem kadında kanama beklentisi olduğu için kanama olmayınca hem erkek eşinden şüphe eder ve onu suçlar, hem de kız bakire bile olsa kendinden şüphe eder. Bu da cinsel hayata sağlıksız bir başlangıca neden olur ve çiftin birbirine olan güvenini sarsar.’’ dedi. CİSED’e bekaret ve kızlık zarı ile ilgili her gün onlarca soru geldiğini de söyleyen Psk. Gülüm Bacanak; “Genç kızlarımız ve erkeklerimiz bekarete fazlasıyla kafayı takmış durumdalar ve yaşadıkları her cinsel eylem sonucu bekaretin yerinde durup durmadığını sorguluyorlar. Henüz karşı cinsle hiçbir temasta bulunmamış genç kızlarımız dahi “düşme, sert bir yere oturma, ata binme,havuza atlama, duşta vajinaya su tutma, vb.” nedenlerle bekaretlerini kaybettiklerini bile düşünebiliyorlar. Ya da erkek arkadaşları, nişanlıları ya da eşleri ile sevişirken kendilerini kızlık zarını korumak adına o kadar çok kasıyorlar ki vajinismus olabiliyorlar. Bir damla kan bekaretin kanıtı değildir. Bir ilişkideki sevgi, saygı, güven, bağlılık gibi bir çok kavram bir damla kan yüzünden zarar görebiliyor. Bu da çiftler arasında uzun yıllar süren cinsel sorunlara yol açıyor.’’ dedi.</p>
<p>Bekaret tabusu cinsel eğitimle aşılabilir</p>
<p>Bekaret tabusunun aşılmasında cinsel eğitimin öneminin büyük olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “Tabi ki gençlerimize her şeyi serbest yaşayın demiyoruz, ancak kişi kendi sınırlarını kendi çizebilmeli ve cinselliği yaşayıp yaşamama konusunda kararını verebilmelidir. Cinsel eğitim olduğunda gençlerimiz cinselliği daha bilinçli, güvenli bir şekilde ve zamanı geldiğinde yaşayabileceklerdir. Doğru cinsel bilgilendirme ile cinsel organların yapısını, ilk ilişkinin acı verici olmaması gerektiğini öğrenecekler ve cinsel hayatlarına daha sağlıklı bir başlangıç yapabileceklerdir. Cinsel eğitim olduğunda böyle üzücü ölümler de olmayacaktır, bu konuda devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşmektedir.’’ dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/cised-bekaret-tabusu-olum-getirdi%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evli bakireler hipnozdan fayda görüyor</title>
		<link>http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/</link>
		<comments>http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 10:57:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cinsel Danışma</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured.]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[bakire]]></category>
		<category><![CDATA[cised]]></category>
		<category><![CDATA[evli bakire]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinseldanisma.net/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismusun tedavisinde hipnozun yıllardır başarıyla kullanıldığına dikkat çeken Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED; hipnoz ve vajinismus hastalığı hakkında yeni bir basın açıklaması yaptı. Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapıdır. Hipnozun tamamen beynin doğal ve normal işlevlerinden &#8230; <a href="http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong><img class="alignnone size-full wp-image-20" title="20090729_Evli_Bakireler_Hipnoz" src="http://www.cinseldanisma.net/wp-content/uploads/2009/09/20090729_Evli_Bakireler_Hipnoz.jpg" alt="20090729_Evli_Bakireler_Hipnoz" width="550" height="160" /></strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong>Bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismusun tedavisinde<span> hipnozun yıllardır başarıyla kullanıldığına dikkat çeken Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED; hipnoz ve vajinismus hastalığı hakkında yeni bir basın açıklaması yaptı.</span></strong></span></span><span><span><strong><span style="font-size: x-small;"><br />
</span></strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong><span>Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapıdır.</span></strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Hipnozun tamamen beynin doğal ve normal işlevlerinden bir tanesi olduğunu söyleyen <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A.Cem Keçe; </strong>“Söz, bakış, hayal gücü ya da bazı yardımcı nesneler kullanılarak verilen telkinler sonucunda oluşturulan; kişinin duygu, düşünce, algı ve bellek işlevlerinde değişikliklerin gerçekleştirilebildiği çok özel bilinç durumuna <strong>hipnoz </strong>diyoruz. Hipnozun büyü, sihir ya da doğaüstü hiçbir yönü yoktur. <strong>Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapıdır</strong>. İyi bir cinsel terapist bu kapıdan içeri girer ve vajinismus hastalığına yol açan ve çocuklukta oraya yerleşmiş yanlış bilgileri, inançları, düşünceleri, algılamaları bulur ve değiştirebilir.” dedi.</span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong>Hipnoterapi nedir?</strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Hipnoz uygulamak için eğitim alınması gerektiğini ifade eden <strong>CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak</strong>; “Hipnoz eğitim almış hipnoz uygulayıcılarına <strong>hipnozitör</strong>, hipnozla cinsel terapi veya psikoterapi yapan terapistlere ise <strong>hipnoterapist </strong>denir. Hipnozun tedavi amacıyla kullanımına veya hipnoz altında yapılan</span></span><span><span> terapiye ise <strong>hipnoterapi</strong> denir” dedi.</span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span><strong>Vajinismusta hipnoz mucizesi</strong></span></span></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;"><span><span>Ülkemizde her on kadından birinde vajinismus hastalığının görüldüğüne dikkat çeken <strong>CİSED Genel Başkanı Dr. A.Cem Keçe;</strong> “Kadınlarda cinsel ilişkiye girememeye <strong>vajinismus</strong> denir. Vajinismusa halk arasında <strong>evli bakireler</strong> veya <strong>tamamlanmamış evlilik</strong> denir. <strong>Vajinismus hipnoz destekli cinsel terapi ile %100 tedavi edilebilir bir hastalıktır.</strong> Hipnoz altında verilen telkinlerle, zihinsel ve imgesel uygulamalarla cinsel ilişkiye dair endişe, korku ve kaygılar ortadan kaldırılabilir. Böylece cinsel ilişkinin ağrı ve acı olmadan olabileceğine dair inanç artar. Hipnoz bir şırıngaya benzetilebilir. Şırınga, iyileşmek için hastanın gereksinim duyduğu çeşitli ilaçları uygulamak için kullanılan bir tedavi aracıdır. Aynı şekilde hastayı iyileştiren şey bizzat hipnozun kendisi değil; hipnoz sırasında uygulanan değişik tedavi yöntemleridir.” dedi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinseldanisma.net/evli-bakireler-hipnozdan-fayda-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

