KARŞİCİNSEL İLİŞKİ
Sözlük anlamı olarak İngilizce ilişki sözcüğü (Latince intercuro: araya girmekten geliyor), kişiler arasında herhangi bir iç değişim ya da iletişimi çağrıştırabilir. Böylece kişi genelde ya da özele indirgendiğinde toplumsal ilişkiden, birbirlerine göz kırpan insanlar arasındaki görsel ilişkiden, birbirleriyle konuşan insanlar arasındaki sözsel ilişkiden ve el sıkışan insanlar arasındaki el ilişkisinden söz edebilir. Bununla birlikte, bugün birçok doktor, avukat ve öteki mesleklerden olanlar, terimi çok dar bir anlamda kullanır. Bu kitap eskiden söz ettikleri zaman, yalnızca iletişimin özel bir türünü kastederler: Cinsel ilişki. Hatta çoğu zaman cinsel ilişki teriminden de yalnızca özel bir ilişki türünü anlarlar: Birleşme (cinsel birleşme).
Ne yazık ki zamanımızda, bu dar mesleki kullanış genelde geniş yaygınlık kazanmıştır. Örneğin, çoğu yaygın el kitapları sevişmenin bütün türleriyle pettin (aşk yapmanın son aşamasında penisin vajinadan geri çekilmesini içeren bir sevişme türü) birleşmeyi ayırt ediyor. (Ayrıca cinsel yakınlık biçimlerinin tümü ayrı ayrı adlandırılıyor.) Aynı zamanda «önceki oyun»dan «aşk için ön oyun»dan önce gelmesi gereken ve «sonraki oyun»la sonraki çarpıcı ilişkiler açıklanıyor. Özcesi, yalnızca penis ile vajina arasında olduğu düşünülen ilişkiler kendilerine özgü, çok değişik dillerde açıklanabilirler.
Ancak bu da dar görüşlü bir bakıştır. Gerçekte kitabımızın ilk bölümünde gördüğümüz gibi, insanın cinsel tepkileri tüm vücudu kapsar ve orgazma da birçok değişik yollarla ulaşılabilir. (Bkz. «Erkeğin Cinsel Tepkileri» ve «Kadının cinsel Tepkileri».) İstatistiksel konuşursak, birleşme, cinsel ilişkinin pekâlâ en yaygın biçimi olabilir. Ancak bu, cinsel ilişkinin biricik yolu olduğu anlamına gelmez. Hatta birçok erkek ve kadının en hoşlandığı ilişki biçimi bile olmayabilir. Bundan başka, belirli sakatlıklar, yaralar, hastalıklardan dolayı birleşmeyi başaramayan sayısız kişi vardır ama gene de çeşitli cinsel ilişkilerle doyuma ulaşabilmektedirler.
Birleşme, kuşkusuz cinsel ilişkinin döllenmeyle sonuçlanan tek biçimidir ve kültürümüzde bu nedenle her şeyin üstünde tutulmaktadır. Hıristiyan ve Yahudi dinsel geleneklerinde seks ve döllenmenin birbirinden ayrılmayacağı biliniyor. Birçok cinsel etkinlik, tüm doğallığına karşın, gebelikle sonuçlanmıyorsa, günah kabul ediliyor ve böyle bir hevesinde kırılması öngörülüyor. Sonuç,olarak, çoğu Batı ülkesinde günah, aynı zamanda bir suç sayılır oldu. Birleşmesiz ilişkiler ciddi bir kusur olarak görülüyor ve bunun cezası da çok şiddetli olabiliyordu. Sonunda çağdaş psikiyatristler, birleşmeyi öngörmeyen herhangi bir cinsel etkinliğe girişen yetişkinin akıl hastası olduğunu ya da en azından «olgun olmadığını» açıklayarak, suçu bir hastalığa dönüştürdüler. (Daha ayrıntılı bilgi için «Uyumculuk ve Sapkınlık»a bakınız.)
Bugün, birleşme dışındaki tüm cinsel ilişkilere karşı olan tutumların birçok canlının her yönden yoksullaşmasına, kısırlaşmasına yol açtığını anlamaya başladık. Hatta penisle vajinaya aşırı önem verip vücudun öteki eroje-nik bölgelerini önemsiz saymanın, gerçekte erkek ve kadınları duyarsızlaş-tırdığı, böylece de onları normal cinsel işlevini önlediği konusunda kuşkulanır olduk. (Bkz. «Cinsel Yetersizlik»)
Bu olgu, birleşme öncesi aşk oyunları ve sevişmenin seks uzmanlarınca gerekli görüldüğünü vuruluyor. Bununla birlikte anlayışlı kişiler bile gerçek sorunu tanımakla başarılı olamıyorlar. Birleşme, cinsel ilişkinin nihai ve en yüksek biçimi olarak tanımlandığında, öteki tüm cinsel ilişki biçimlerinin alt kategorilere gireceği açıktır. Bunlar, «çeşitler» ya da «esas olanın yerini tutanlar» diye kabul edilir ve asıl işlevi de her zaman «ana olay»a bir «giriş» ve «sonuç»un türleri olarak görülür. Başka bir deyişle, çiftler hâlâ birleşmeye gitmeyi deneyerek, cinsel deneyimlerini doğrulamaya zorunluymuşlar gibi hissederler kendilerini. Bu çiftler cinsel ilişkilerini yapılan işlere, kısımlara, yükselen aşamalara bölmeye devam ederek tam erotik potansiyellerini geliştirmeden bırakacaklardır. İşte bu nedenle biz, kitabımızda öteki seks kılavuzları ve evlilik el kitaplarının standart yaklaşımlarını izlemedik. Ancak konuyu daha benimsetmek yerine, çok basit bir tanımla başlıyoruz işe.
Cinsel İlişki, Bir Cinsel Tepki İçeren Kişilerarası Herhangi Bir İletişim Biçimidir.
Böyle bir iletişimin birçok farklı yolu vardır kuşkusuz. İnsanlar birbirleriyle kucaklaştıklarında, öpüştüklerinde, birbirlerinin gözlerine baktıklarında ya da telefonda konuştuklarında, birbirlerine cinsel bir tepki gösterirler. Başka bir deyişle onlar öteki cinsel organlarla hiçbir zaman temas etmeyebilir, hatta doğrudan fiziksel bir ilişki kurmazlar, ancak iç değişimler ve cinsel duyumsamaların karşılıklı algılanması sürdükçe gerçek anlamda bir cinsel ilişkiden söz edilebilir.
Rahiplerin, doktorların ve avukatların insanların birbirleriyle olan aşklarını ille de belirleme, sınıflandırma ve kategorileştirme çalışmaları olmasaydı, sorun bundan ibaret olacaktı. Doğal olarak her meslek disiplini, kendi olguları, ilgileri ve mesleki jargonundan hoşlanan herhangi bir kimsenin kolayca önce sürebileceği türde terimlere sahiptir. Yani olasılıklar gerçekte sonsuzdur. Doğrudan fiziksel temas olmadan yapılan ilişkiler bile kendi içinde alt kategorilere bölünebilir. Örneğin, açık saçık bir telefon konuşmasıyla uyarılan bir kişinin ve konuşmacıyı gerçekten cesaretlendirenin, bir sözsel ve işitsel ilişki gerçekleştirdiği söylenebilir. Aynı yolda bir teşhirci ve onu izlemek zorunda kalan bir yolcunun ilişkisi «görsel ilişki» olarak tanımlanabilir. Dahası, birbirlerine cinselliği uyandırıcı mektuplar ve fotoğraflar gönderenler arasında neden bir «pastoral ilişki» olduğundan söz edilmesin?
Oysa, örneklerin de gösterdiği gibi, bu tür bir terminoloji, sonunda gülünç gelebilecek özellikte olabilir. Pratik amaçlar için bazı uzmanlar, bu nedenle, katılanlardan en az bir kişinin cinsel organlarıyla yalnızca doğrudan fiziksel temas kurmanın biçimlerini tanımlamak için salt birkaç temel terim üzerinde anlaşmıştır. Bu uzlaşmacı yaklaşım kusursuz değildir kuşkusuz, ancak konuyu inanılır bir biçimde yalınlaştırdığı için yaygın bir biçimde benimseniyor. Bu nedenle bu yaklaşımları, tartışmamızı biraz biçimlendirmesi ve yapılandırması için biz de kullanabiliriz. Böylece modern kuralları izleyerek cinsel ilişkiyi dört temel tipe ayırıyoruz.
• Elle İlişki: Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin elle temas etmesi.
• Ağız yoluyla ilişki (oral): Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin ağızla temas etmesi.
• Jenital ilişki (Latince genitalia: Döllenme organları): Bir eşin cinsel organlarının, öteki eşin cinsel organlarıyla temas etmesi.
• Anal ilişki (makattan ilişki): Bir eşin cinsel organlarının, öteki eşin anüsüyle (makatıyla) temas etmesi.
Kuşkusuz bunlar salt teknik ayırımlar olup daha açık seçenekler ya da ayrımlar ile kendine özgü yaklaşımları içermez. Bazı erkek ve kadınların kendilerini yalnızca bir tür cinsel ilişkiyle sınırladıkları bir gerçektir. Ancak bugün birinden öbürüne değişik yaklaşımları deneyerek özgürce aşk yapmaya başlayan çiftlerin sayısı giderek artmaktadır. Böylece çiftler elle cinsel ilişkiden başlayarak, ağız ve jenital ilişkiye ulaşmaktadırlar. Hatta eşlerden biri bilgiçlik taslamaya kalkıştığında öteki eş, cinsel ilişkinin daha birkaç çeşidini tanıtmaya ve tartışmaya geçebiliyor. Örneğin bir erkek, penisini eşinin göğüslerinin ya da kalçaları arasına getirdiği zaman, eşine gemo-ral ilişki (kalça bölgesi ilişkisi) ve meme ilişkisinden söz açması gibi.
Buna karşın orgazma ulaşana değin birbirlerinin kollarında aşk yapmanın olası tüm çeşitlerini uygulayarak zamanlarını geçiren çiftler de var. Çiftler, zaman zaman orgazma gitmeksizin alışageldikleri uyarımlarla tam bir doyuma ulaşarak yalnızca bu doyumla yetinebilirler. Bütün bunlar tanımlamamızın amaçlarında herhangi bir değişikliğe yol açmaz. Önemli olan, bu doyumun olası son aşaması değil, çiftlerin etkileşimlerinin bütünüdür.
Öte yandan, burada bizi ilgilendirenin bu etkileşimin yalnızca cinsel karakteri olduğunu anımsamamız gerekir. Örneğin, elle ilişki tanımımız bir hastanın cinsel organlarının hekim tarafından uyarılmasını içermez. Bu olgu, bir kişinin cinsel organlarının elle, ağızla, cinsel organlar ya da başka birinin anüsüyle temas etmesi demektir, cinsel ilişkinin konuşulması değil. Terim, en azından bu ilişki türlerinden biri, eşlerden biri tarafından özendirilir ve sonunda ciddi bir cinsel tepki gösterilirse doğrulanmış olur. (Yalnızca merak ettiği için birbirlerinin cinsel organlarına temas eden çockularınki gibi, başka şeyler de cinsel ilişki olarak değerlendirilmez.)
Cinsel ilişkinin genel bir tanımı üzerine bir anlaşmaya varmak oldukça kolayken, standart bir tanım bulmaya çalışmak aptallık olacaktır. İnsanlar arasında seks gerçekte kişisel bir konudur. Her kişinin cinsel ilgileri farklıdır ve bu nedenle tamamen aynı yolla aşk yapan bir çift de yoktur. Kimileri yaşamları boyunca tek bir örneğe bağlı kalır, kimileri özel durumlarda özel biçimler dener, kimileri de değişiklikler aramayı sürdürür. Aşk yapmak için yalnızca birkaç dakikayla, hatta birkaç saniyeyle yetinen çiftler olduğu gibi, bunu saatlerce uzatan çiftler de vardır. Kimileri ise düzenli olarak yinelerler, ancak oldukça uzun aralarla. Kimi çiftler de sürekli, yıllar boyunca günde birkaç kez cinsel ilişki kurmaya devam eder.
Çiftler, bu ilişki türlerinden biriyle doyuma ulaştıkları sürece bu seçmelerin herhangi birinde bir yanlış yoktur ve herhangi bir dinsel, resmi ya da tıbbi yetkiliye onları başka türlü anlatmak da akıl işi değildir. Ne yazık ki, geçmişte tam olarak birçok yetkilinin yapmaya çalıştığı da budur. İnsanlara mutluluğa giden yolu kendilerinin bulması ve zevkleri için kişisel yetilerini geliştirmesini aşılamak yerine, kafalara katı bir «doğal», «normal» ve «sağlıklı» cinsel ilişki ideali yerleştirdiler ki, herkesin çaba göstermesi gereken bu idealden çıkışla, tüm sapkınlıklar da «doğal dışı», «anormal» ve «hasta» olarak nitelendi.
Önce de belirtildiği gibi kültürümüzde çok uzun zamandır birleşme, cinsel etkinliğin kabul edilebilir tek yoluydu. Gerçekte, bugün bile ABD’nin birçok eyaleti hâlâ birleşme dışı cinsel etkinliği «doğaya karşı işlenmiş bir suç» olarak cezalandırıyor.
Ağız yoluyla cinsel ilişki kuran evli çiftler bile baştan çıkarıcı ve tehlikeli suçları işlemekle karşı karşıya bulunuyor ve bu suçu işlerlerse mahkeme önüne çıkarılıp hesap vermeleri ve hatta ceza yemeleri bile söz konusu olabiliyor.
Bu yasalar seyrek uygulandıkları için anlamsızlıkları derinden derine görünmüyor. Gerçekte, uygulandıkları zaman büyük bir skandal oluyor. Bununla birlikte yasalar, nesnel olabildiği ölçüde, esinlendiği insan cinselliğine karşı ilkel bir bakışı yansıtıyor.
Bu bakışla yaklaşıldığında, insanlar arası cinsel ilişki dölleme anlamından başka bir şey değil; yani sığırın çiftleşmesinden farksız. Saflık ve inceliğe yer yok. Hatta böyle bir incelik, kibarlık girişimi «doğa düzenine bir saldırıdır. İnsanlar yaşamının tüm öteki alanlarında yetkinleşmek için çaba gösterebilir, ancak cinsel etkinlikte hiçbir zaman dört ayaklıların düzeyini aşma-malı.
Bereket versin ki, zamanımızda toplumumuzdan çoğu insan daha uygarca bir tutum benimsemiştir. Bu insanlar, cinsel ilişkinin her eşi içeren, bedeninin bütünü üzerinde herhangi bir kısıtlamaya gitmeyen bir anlayışla ele alınmasını sağlıyorlar. Böylece en azından pratikte cinsel deneyim geniş bir kabul görüyor.
Oysa bugün erotik potansiyelini tam olarak geliştiremeyen bir çok çift var. Önemsiz farklı nedenlerden dolayı bu çiftler, aşk oyunlarına değişiklikler getirmekten pek korkmuyorlar ama aşk yapmayı seyrek olarak doyuma ulaşmak için bir araç anlamında görmeye devam edebiliyorlar. Yani tıpkı ataları gibi. Cinsel ilişki sürecinden çok, onun üretim yanıyla ilgileniyorlar. Çocuk üretmek anlayışı basitçe şimdi orgazm üretmek anlayışına dönüştü. Kısacası, onlar yalnız cinsel zevkin bizzat kendisinin de bir son olabileceği kapasitesinde hâlâ eksiktir. Bununla birlikte erkeklerin ve kadınların birbirine bağlanmasını sağlayan bu kapasite, onlara en derin doyum ve yaşlılığa değin iyi bir cinsel işlev sağlar.
Aşağıdaki sayfalarda üreme ve orgazm işlevi taşımaksızın gerçekleştirilen bazı cinsel ilişki biçimlerine değinilecektir. Kitabımızın başka bölümlerinde de olduğu gibi, burada da asıl amaç, bazı terimleri yalın biçimde açıklığa kavuşturmak, belirli teknikleri tanımlamak ve değişik olasılıklara dikkat çekmektir. Bu olasılıklar arasında seçimi kişilere bırakmak gerekir. Metin, karşılıklı zevk alınanlar dışında herhangi bir standart, norm ya da cinsel ilişki amacını yerleştirmek için herhangi bir girişimde bulunmaz.
ELLE İLİŞKİ
Elle ilişki, burada bir kişinin cinsel organlarını başka kişinin el ya da elleri arasına alarak uyarması biçiminde tanımlanmaktadır.
Eski evlilik kılavuzlarında ise cinsel ilişkinin bu biçimi çoğunlukla birleşme öncesinde bir «sevişme» ya da «önoyun» olarak gösterilirdi. Bir kadının cinsel organlarının elle yoğun bir biçimde uyarılması, onun tamamen uyan-dırılması için gerekli görülür ve bu nedenle kocasına, karısını zevklendirmek için onu düzenli bir huy haline getirmesi öğütlenirdi. (Bu kitapların her zaman yalnızca evli çiftler için yazıldığı ileri sürülürdü.) Ne yazık ki birçok erkek, elle ilişkiyi tıpkı başka bir zevksiz erkek gibi «önoyun» olarak düşünmeye başladı. Bundan başka, kadının cinsel tepkileri üzerine yeterli bilgi edinmedikleri için, kimi erkekler kadının klitorisini zevkten çok acıya neden olacak bir noktaya ulaşana dek uyarırdı. Kadınlar da, erkek cinsel organlarını elle uyarmayı çoğunlukla istemiyorlardı. Özcesi, elle ilişki, alışılmış, hoşla-nılabilir bir deneyim olarak pek seyrek uygulandı.
Oysa, bugün, cinsel tutumlarda genel bir değişim görülüyor. Birçok erkek ve kadın, cinsel olarak ne tür şeylerden hoşlandıklarını birbirlerine kibarca anlatıyor ve çok daha fazla deneme yapmak istiyorlar. Böylece onlar yalnızca cinsel doyum anlamında ele alınmayan bir birleşmeyi gerçekleştirmeye başlıyor. Hatta, birbirlerinin vücuduna masaj yaparak, okşayarak ya da yalnızca dokunarak büyük zevkler alıp verebildiklerini görüyorlar. Daha, çağdaş seks terapistleri uzun zaman bloke edilerek yasaklanmış cinsel tepkileri bulmuşlar ve böylece kadın ve erkeğin yetersizliklerini yenmelerine yardımcı olmuşlardır. (Bkz. «Cinsel Bozukluklar.»)
Eşler birbirlerinin erojenik bölgelerini incelikle araştırırken, olasılıkla çok duyarlı kısımlara, -cinsel organlara- tekrar tekrar dönüyorlar. Böylece çok doğal olarak, kendilerini elle ilişki halinde bulabiliyorlar. Aynı zamanda birbirlerinden inisiyatifi alabileceklerini ya da pekâlâ aynı zamanda, birlikte de yapabileceklerini keşfediyorlar. Bu son anlattığımız üzerine karşılıklı mastürbasyondan söz edilebilir kuşkusuz. Açıktır ki, bir kadınla mastürbasyon yapmak isteyen erkek, nerede ve nasıl temas edilmesinden hoşlandığını ona sormalıdır. (İki kadının aynı yolla mastürbasyon yapmasına çok az rastlanır.) Ona herhangi bir doğrudan uyarım için klitoris başının aşırı duyarlı olduğu sık sık anlatılmış olsa gerek. Tabii klitoral gövde kenarının ve iç dudağın daha az duyarlı olduğu da bilinmelidir. Bundan başka kadın, cinsel bakımdan heyecanlandığı zaman vajinası doğal olarak yağlanmaya başlar ve erkek olası gerilimden kaçınmak için eliyle bu yağlanmayı klitorise yaymaya çalışır. Aynı zamanda erkeğin, artan heyecanla klitorisin başlığı altına girdiğini hatırlaması gerekir. Bu nedenle artık klitorise doğrudan ulaşılamaz. Bununla birlikte vulva bölgesinin genel olarak uyarımını sürdürebilir ve kadının sözlerini yerine getirirse onu orgazma da ulaştırabilir. Hatta, kadınlarda kısa aralıklarda birkaç orgazm yeteneği bulunduğundan, o erkek, okşamalarını oral temas ya da jenital ilişkilerle de sürdürebilir.
Geleneksel evlilik el kitapları ve anlayışlar, kadınları cinsel bakımdan hep edilgin olarak yetiştiregeldiğinden kadınlar da bunların etkisiyle kocalarının cinsel organlarını uyarmayı pek seyrek isterler. Bununla birlikte, birçok erkek penislerine temas edilmesinden hoşlanır. Hatta öteki okşamaların erkeği bu denli uyandıramadığı olaylar da vardır. Bir erkekle mastürbasyon
yapmak isteyen kadın, erkeğe penisinin nasıl tutulması™, okşanmasını ve sıkılmasını istediğini apaçık sormalıdır. Çoğu kez kadın, erkeğin zevkini artırmak için penisi eliyle tükürükler ya da bu iş için yapay yağ kullanır. (Va-jinaya girme söz konusu olursa, sakıncalı olduğu için vazelin tavsiye edilmez.) Bir erkek böyle bir mastürbasyonla orgazma ulaşırsa, yeni bir sertleşme için olasılıkla biraz zamana gereksinim duyar. Oysa kadın hâlâ doyuma ulaşabilme yeteneğini sürdürebilir, kuşkusuz kadının isteğine bağlıdır bu. Bu durumda başvurulacak belirli teknikler el ve ağız yoluyla ilişkidir.
Bugün bile böyle davranışların kadına göre olmadığı, çocuksu ve saldırgan olduğu anlayışıyla, erkeğin penisini uyarmakla gönülsüz olan kadınlar da olabilir. Bu kadınlar aynı zamanda gerçek bir erkeğin böyle bir yola izin vermeyeceğini de düşünebilirler. Bununla birlikte, bu kadınlar erkeklerin tarih boyunca bu iş için fahişelere para ödediklerini hatırlarlarsa iyi olur. Günümüzde bile ABD’de masaj salonları bu işten büyük gelirler sağlamaktadır. Durum şu ki Batı ülkelerinin yasaları, cinsel organlara değin uzanan masajlara izin vermez ve bu yüzden masörler sıkı bir polis denetimi altında bulundururlar. Üstelik bazen sonu tutuklamayla biten bu tutumların yararlı bir amaca hizmet edip etmediği de pek belirgin değildir. Yine de ne kadınların ne de müşterilerin, herhangi bir alçaltıcı duruma girmediklerini ya da herhangi bir zührevi hastalığa yakalanmaları tehlikesi de yoktur. Gerçekte bu masajlara fahişeliğe varan yaftalar yakıştırmak büsbütün gereksiz olup, belki de toplumumuz bunları fiziksel terapinin bir biçimi olarak görürse büyük yararlar sağlayabilir.
Yukarıda belirtildiği gibi elle ilişkinin değeri, çağdaş seks araştırıcıları tarafından artık benimsenmiş görünüyor ve Masters ve Johnson gibi terapistler, tedavileri sırasında bütün hastalarına bu yolu denemelerini salık veriyorlar. Bu önerinin nedeni oldukça basit. Elleriyle birbirine zevk vermeyi öğrenen kadın ve erkek, öteki cinsel ilişki biçimlerinin çoğuna da bu yolla iyice hazırlanmış oluyor.
AĞIZ YOLUYLA İLİŞKİ
Ağız yoluyla ilişki, burada, bir kişinin cinsel organlarıyla, bir başka kişinin ağzı arasındaki teması içeren bir ilişki olarak tanımlanır.
Cinsel organlar ve ağız, insan vücudunun çok kolayca uyarılabilen iki
erojenik bölgesidir ve bu nedenle onların doğrudan temas haline getirilmesi çok doğaldır. Hatta böyle davranışlar hemen hemen tüm memelilerde yaygındır ve biyolojik bakış açısıyla memelilerin en yüksek gelişmiş türü ve en duyarlısı olan insanın bir istisna olmasını gerektirecek bir neden de yoktur. Bununla birlikte, kimi topluluklarda ve tarihsel dönemlerde ağız yoluyla ilişki günah, suç ve hastalık olarak kabul ediliyor ve bu yolla ilişki kuran çiftler de şiddetle cezalandırılıyordu. İşin doğrusu, ABD’nin birçok eyaletinde
YAŞAMIN YENİDEN GÜÇLENDİRİLMESİ (Mochia heykeli)
Çeşitli Amerikan Kızılderili kültürlerinde erotik sanat gelişmeye başlar. Burada resmi görülen toprak figürler Peru’ya aittirler. Bu tür erotik yönü belirgin seramikler çoğunlukla mezarlara konurlardı, vedalaşma hediyesi olduğu gibi, yaşamın yeniden canlandırılması sembolü olarak da kullanılırlardı.
ağız yoluyla cinsel ilişki (karı koca arasında bile) hâlâ «doğaya karşı bir suç» olarak tanımlanıyor ve yıllarca süren hapislerle cezalandırılabiliyor.
Geleneksel, dinsel, resmi ve psikiyatrik yaklaşımların mahkûm etmesine karşın ağız yoluyla ilişki, ABD’de her zaman yaygın bir biçimde uygulanmaktadır. Üstelik çiftlerin her ikisini de doyuma ulaştırabileceğinden, bu ilişki doğal bir görünüm de kazanıyor. Bundan başka, gebeliğe neden olmadığı için, istenmeyen gebelik korkusundan uzaklaşan çiftler daha rahat bir sevişme yolu bulmuş oluyorlar bu ilişki biçimiyle. Salt evli çiftler değil, aynı zamanda gençler de ağız yoluyla ilişkinin birçok avantajını değerlendirebili-yorlar. Yalnız gebelik sorununu çözümlemekle kalmıyor, bu ilişki yoluyla kızların «bakireliği» de korunmuş oluyor. Aynı nedenle genç erkeklerde vaji-naya olduğu gibi, kızın ağzına boşalmaktan hoşlanabiliyorlar. Kısacası, ağız yoluyla cinsel ilişkinin çeşitli biçimlerini bilmek çok yararlıdır ve onların uygulanması ve öğrenilmesini kafaya koyan herkes, erotik kapasitelerinde-ki büyük artışla ödüllenmiş olacaktır.
Fellatio
Fellatio sözcüğü Latince «fellare» (emmek) fiilinden türemiştir. Bu terim, erkek cinsel organlarını emmek, yalamak ve öpmek olarak tanımlanır. Birçok erkek, penisinin emilmesinden hoşlanır ve birçok kadın da eşini bu yolla orgazma ulaştırmayı sever. Erkek dış cinsel organları temasa karşı son derece duyarlıdır ve dudaklar, dil, ılıklık ve kadının ağız içinin nemliliği cinsel uyarımın çok zevkli olmasını sağlar. Gerçekten de kadın, erkeğin kalçalarının içini ve torbalarını öperek ya da erbezlerini nazikçe yalayarak ona büyük bir coşku verir. Kadın, aynı zamanda erkeğin vücudundaki öteki ero-jenik bölgeleri keşfetmek için ağzını kullanabilir.
Bir erkeğin penisini emen kadının kuşkusuz erkeğe onu hangi biçimde sevip sevmediğini sorması gerekir ve erkeği orgazma ulaştırmadan önce bazı pratikleri gereksindiğini anlamalıdır. Dudakların ve dilin hızlı sert ve yavaş hareketleri çok etkili olabilir. Aynı zamanda kadın, dişlerinin, penisin herhangi bir noktasına değmemesine de dikkat etmelidir. Erkek orgazma yaklaşırken kadın hareketlerini hızlandırmalıdır. Aynı sıralarda penisi emerken mastürbasyon için duruma göre bir ya da iki elini birden kullanabilir. Oysa kadın bu arada fellatio’yu bir uyarım amacıyla kullanabilir ve bir süre sonra cinsel ilişkinin başka biçimlerine geçmeyi yeğleyebilir. Burada her zaman olduğu gibi, çiftlerin bireysel tercihleri biricik kılavuzlarıdır.
Birçok kadın, ağzına erkeğin boşalmasından hoşlanır ve gerçekte ılık meni tadını da sever. Meni, yutulduğunda herhangi bir hastalığa yol açmayan temiz ve zararsız bir sıvıdır. (Yalnız zührevi bir hastalık geçiren bir erkeğin menisi bunun dışındadır. Meniye karasarılık mikrobu geçmesi durumunda da hastalık bulaşması olasıdır.)
Bir erkek çok farklı biçimlerde emilip yalanabilir. Erkek normal olarak yatağa sırtüstü uzandığında, sandalyede otururken ya da kadının dizüstü çökerek erkeğin ayakta durması gibi pozisyonlarda… Bunların tümü denenebilir ve fellationun başka biçimlerini ve çiftlerin bulabileceği yeni biçimler de uygulanabilir.
Cunnilingus (Erkeğin, Kadını Ağzıyla Uyarması)
«Cunnilingus» terimi, (Latince cunnus: vulva ve lingere: yalamak fiilinden türemiştir), erkeğin, kadın cinsel organlarını emmesi ve yalaması anlamında kullanılır.
Kadının dış cinsel organları ve çevresindeki alanlar çoğunlukla vücudun en duyarlı erojenik bölgeleri olarak tanıtılır. Bu bölgeler hafif sıkmalarla ya da nazik ve tutkulu öpücüklerle düzenli olarak kolayca uyarılabilir. Böylece, erkek kalça içlerini, anüsle cinsel organlar arasındaki yeri ve anüsü yalayarak bir kadını kolayca coşturabilir. Dahası, klitoris gövdesini, iç dudakları öperek, emerek ve yalayarak kadının coşkusunu yükseltebilir. Hatta bazı uygulamalarla kadını ağız uyarımıyla pekâlâ orgazma ulaştırabilir.
Bazı durumlarda erkeğin penisi sertleşmez ve bu yüzden birleşme başlayamaz. Erkek çoğu kez yalnızca kadını doyuma ulaştırmak için ağız yoluyla ilişkiyi uzatmayı keşfetmiş olmaktan hoşnut kalabilir. Öte yandan erkek, cunnilingusu yalnızca cinsel ilişkinin öbür biçimlerine bir geçiş anlamında kullanabilir. Başka zamanlarda erkek, kadın birkaç kez orgazm olana değin cunnilingus’a devam edebilir, sonra kadını birleşme boyunca bir kez daha orgazma ulaştırabilir.
Cinsel heyecanın artmasıyla kadının vajinası bazı özel sıvı yağlar salgılar. Sağlıklı bir kadında bu sıvı tamamen temizdir ve herhangi bir hastalık korkusu duymamak gerekir. Gerçekte birçok erkek bu sıvının özel, hafif sidiksi tadını sever. Bununla birlikte yakın yıllarda kozmetik endüstrisi belirli «doğum kontrolü» spreyleri ve ter kokulu vajinal şırıngalar üretmeye başlamıştır. Bu gereksiz ürünler vajinanın doğal düzenini bozabilir ve böylece bulaşım ve tahrişe neden olabilir. Bundan başka, erkeğirr ağız ve penisinin duyarlı bölgelerine zarar da verebilirler. Bu yüzden bir kadının kendisini bu tür ürünlerden sakınması, bunun yerine vajinanın basit biçimde sabunlu suyla yıkanması önerilir. Üstelik vajina, salgıladığı sıvılarla kendisini temizler. Kısacası, kadın ve erkeğin, cunnilingusun sağlığı bozacağı ve zevksizlik yaratacağı kaygısına kapılmasına gerek yoktur. Alışılmamış vajinal salgılar ve kokular, bazı şeylerin kötü gittiğinin bir göstergesidir. Böyle bir durumda hekime başvurulmalıdır.
Fellatio gibi cunnilingus da çok farklı pozisyonlarda uygulanabilir. Kişiler, kendilerine en çok zevk veren pozizyonu yine kendileri bulmalıdır. Bazı çiftler estetik nedenlerle âdet dönemlerinde cunnilingustan kaçınabilir. Bu, kişilerin tercihine kalmıştır. Bununla birlikte vajinaya hava girmesi, dölüt ve kadının üzerinde önemli yıkımlara yol açacağından, gebeliğin son aşamasında bir kadının cinsel organlarının emilip yalanmaması yerinde bir davranış olur. Bu tehlike, gebeliğin son aşamasında bazı uyarı ve dikkatsizlikler, cinsel ilişkinin tüm biçimleri için öğütlenebilmesine karşın her nasılsa abartılmış olabilir. (Bkz. «Gebelik».)
«69»
Bu sayı simgesel olarak iki kişinin ters biçimde birbirine sarılıp yatmasını gösterir. Bu yöntemde eşler ağız yoluyla aynı anda birbirlerinin cinsel organlarını yalayıp emebilirler. Aynı anda alışılmış ağız yoluyla ilişki, her iki eşe de çok zevk verebilir ve bu kuşkusuz orgazma da ulaştırabilir. Bununla birlikte, çoğu erkek ve kadın, bu alışılmamış durumda pozisyonu korumayı zor bulduklarından, bu yöntemi olasılıkla aşk yapmanın öteki biçimlerinden önce ve yalnızca bir uyarım anlamında kullanırlar. Böyle bir pozisyonu eğer eşler biraz zaman harcarlarsa, birbirlerinin üzerine çıkmak yerine yan yana, ters biçimde uzanarak kolayca sağlayabilirler. Bununla birlikte daha sonra eşlerden biri orgazma ulaşabilir. Bu durumda cinsel ilişkiye başka yollarla devam etmek daha iyi olur.
JENİTAL İLİŞKİ
Jenital ilişki, iki kişinin cinsel organları arasındaki cinsel teması kapsayan bir tanımlamadır.
Cinsel organlar, vücudun en duyarlı erojenik bölgeleridir ve kadın ve erkeklerin büyük çoğunluğu için jenital temas bu nedenle cinsel ilişkinin gözde biçimidir. Bundan başka, anotomik olarak penis ve vajina kolayca birleşebilir. Gerçekte, tarih boyunca insan yaşamının döllenimini sağlayan dişi ve erkek vücutlarının tek birleşme yoluydu bu. (Bugün, bir kadın aynı zamanda yapay döllenme yoluyla gebe kalabiliyor.)
Yahudi-Hıristiyan kültüründe seks, geleneksel olarak döllenme amacına bağlanmıştır. Böylece çok uzun süre penis ve vajinanın birliği, cinsel ilişkinin tek doğal biçimi olarak gösteriliyordu. El ve ağız yoluyla uyarmaya, çiftler ilişkiyi birleşmeye götürmeye niyetlendikçe izin vardı. Oysa bu niyet olmaksızın yapılan cinsel temaslar her zaman günah kabul ediliyordu. Dahası, çoğu Batı ülkelerinde günah, aynı zamanda bir suç olarak cezalandırılırdı.
19. yüzyılda psikiyatristlertüm dikkatlerini insanın cinsel davranışı üzerine yoğunlaştırdıkları zaman, ilkönce göreneksel cinsel ahlak -bilgisinden kuşkulanmaya cesaret edemediler. Sözler ve terimler değişmesine karşın, iletilenler aynı kalıyordu: Birleşmesiz olan tüm cinsel ilişkiler yanlıştı. Oysa insanlar öldükten sonra lanetlenme yerine, şimdi yaşamın sıkıntı ve baskılarıyla tehdit ediliyorlardı. Mastürbasyon, «oralizm-ağız yoluyla seks» ve «ana-lizm-makattan seks» yorumları, dinsel kusurlar olmaktan çıkıp psikolojik düzensizliklere dönüştü ve böylece günahkârlar kendilerini birdenbire zihinsel hastalar kategorisinde buluverdiler.
Bununla birlikte zaman sürecinde artan sayıda psikiyatristler, cinsel davranışın amacına ilişkin kuşkulanılmaz genel varsayımları gözden geçirmeye başladılar ve yeni yeni açıklamalarla sonuçta çok daha uyarıcı oldular. Başlangıçta «sapık» ya da «yoldan çıkmış» olarak nitelendirilenlerin çoğu, artık «olgunlaşmamış» olarak adlandırılıyor ve bunlar her zaman bir hastalık belirtisi olarak da görülmüyordu. İşin doğrusu, mastürbasyon ve ağız yoluyla ilişki de sağlık ve terapatik bakımdan geniş bir kabul görmeye başladı. Günümüzde bazı geleneksel psikiyatrik metinler düzenli olarak yapılan birleşmesiz cinsel ilişkileri düzeltilmesi gerekli bir «sapıklık» olarak değerlendirmeye devam etti. Ancak çağdaş psikiyatristlerin büyük çoğunluğu bu beylik yaklaşımı artık paylaşmıyorlar. Bunun yerine daha çok cinsel etkinliğin öznel ve nesnel etkileriyle ilgileniyorlar. Şimdi çoğu uzman arasında sapık, hasta, bozuk ve anormal gibi nitelendirilenlerin başkalarına açıkça zarar verdikleri ya da cinsel eylemlerini uygularken kendilerinde üzüntü verici durumlar yaratanların, tam anlamıyla bakıma alınması gerektiği konusunda ortak bir düşünce oluşmuş bulunuyor (consensus). İnsan cinselliğine bu bakış biçimine göre birleşmesiz cinsel ilişki, hiç kimsenin tasalanmasına neden olmaz. Öte yandan, ırza geçme gibi belirli durumlarda, birleşme psikiyatrik bir sorun olabilir. (Ayrıntılı bilgi için «Sorunsal Cinsel Davra-nış»a bakınız.)
Kuşkusuz, jenital ilişkinin her zaman en yaygın ilişki olacağı konusunda pek çok neden var. Jenital ilişki, geçmişte de çoğu insan tarafından aşk yapmanın en çok yeğlenen biçimi olmuştur ve gelecekte de kesinlikle öyle kalacağa benziyor. Ne yazık ki, toplumumuzda, uzun bir baskı döneminden yeni çıkmış birçok çift, bu ilişkinin bile nasıl uygulanacağını öğrenmek zorunda. (Bkz. «Cinsel İşlevsizlik»)
Cinsel Organların Apozisyonları
Evlenmemiş onlu yaşlardakiler, cinsel ilişki deneyimlerine ilk başladıkları zaman, istenilmeyen bir gebeliğe yol açmamak ya da kızın bakireliğini bozmamak için, penislerini vajinaya sokmaktan kaçınırlar. (Bkz. «Delikanlılık».) Bununla birlikte, en azından yetişkin oğlanlar çok kere aşk oyunları sırasında yüksek bir coşkuya ulaştığından, kızlar bazen güçlü sevişme (petting) yoluyla onların orgazma ulaşmasını izin verirler. Örneğin, çok heyecan duymayan bir kız, giyinikken üzerine erkek arkadaşının birleşme pozisyonunda uzanmasını destekleyebilir. Bu yolla çoğu oğlan orgazma ulaşır.
Kız arkadaşları oğlanlara yavaş yavaş daha bir serbestlik tanırken, oğlanlar da giysilerinin bazılarını ya da birçoğunu çıkarabilir ve sonunda, çiftler, tümüyle çıplak sevişmeye karar verirler. Her şeye karşın kızlar gebe kalmayı ve kızlık zarının yırtılmasını istemedikleri için bir süre korkarlar. Aynı zamanda acı ve kanamaya ya da bir zührevi hastalığın bulaşımına üzü-lebilirler. Ancak vajinaya girmediği sürece kız, erkek arkadaşının penisiyle vulvaya sürtünmesine izin verebilir. Hatta erkeğin ve kızın böyle bir apozis-yonu, her ikisi için de pek zevklendirici olabilir. Cinsel organlarının sürtünmesi ve bazı deneyimlerle her ikisi de bu teknikle pekâlâ orgazma ulaşabilir. (Aslında penis doğrudan uyarılır ve vulvanın belirli bir bölgesini iterken, klitoris ve iç dudağı dolaylı olarak uyarabilir.) Normal olarak birleşen çiftler bazen cinsel ilişkinin bu basit biçiminden hoşlanabilirler ve bazen de kadının dış cinsel organları bir hastalık ya da yaradan dolayı çok duyarlı olursa, bu biçime başvurabilir. (Bkz. «Cinsel İlişki Sırasında Acı»)
Bununla birlikte yalnızca birleşmenin yerine olmak üzere cinsel organların apozisyonunu düşünmek belki akıllıca bir iş değildir.
Bazı erkek ve kadınlar, apozisyonları kendi değer yargılarına göre ele alabilirler ve özellikle bu apozisyonları kendilerini daha çok heyecanlandıran bir biçimde uygulayabilirler. Böylece onlar cunnilingus’tan sonra düzenli bir yolu denerler. Vulva, tükrük ve vajinal yağlanmayla iyice ıslanınca ya da sinirliliğe karşı cinsel organları korumak için özel yağlar kullanıldığında, çiftlerin alışılmış duyarlılıkları da artırılmış olur.
Birleşme
Birleşme, olasılıkla cinsel ilişkinin, en yaygın ve aynı zamanda insanı dölleni-me götüren tek türüdür.
Toplumların erkek ve dişi arasındaki cinsel ilişkileri, yalnızca~birleşmeyle sınırladığı dönemler olmuştur. Böyle toplumlar, cinsiyetin döllenim işlevi üzerine özellikle dikkat çekmiş, başta kadınlarda olmak üzere tüm cinsel zevkleri kınamış ve cesaret kırıcı davranışlarda bulunmuşlardır. Hatta ABD’de bugün bile yalnızca penis ve vajinanın birliğine değin öteki aşk oyunlarıyla alay eden bazı insanlar vardır. Dahası, birleşmeleri birkaç saniyeden fazla sürmeyen ve böylece, hızlı bir orgazmdan başka, yalnızca sönük bir cinsel heyecan duyan erkekler de vardır. Öte yandan, bu erkeklerin eşleri ise çoğunlukla.çok kötü ve sıkıntılı bir durumda kalırlar. Oysa cinsel ilişkiyi usul usul, özenle hazırlanan bir törensel görünüme çeviren çiftler de vardır ve bu çiftler birleşmeyi yalnızca birbirlerini doyuma ulaştırmanın bir yolu olarak görebilirler ve birleştikleri zaman birkaç saat öylece kalabilirler.
Son birkaç on yılda güvenilir gebelik önleyicilerin bulunuşu birçok erkek ve kadını istenmeyen gebelik korkusundan uzaklaştırmıştır. Bu giderek, birleşmeden daha çok zevk almayı da sağlamıştır. Bugün birçok sayıda kadın, cinsel doyuma ulaşma hakkında ısrar ediyor ve sıradan bir «seks nesnesi» rolü oynamaya da artık razı olmuyor. Bu kadınlar yalnızca zevk almak değil, zevk vermekten de hoşlanıyorlar ve yalnız coşkulandırmayı bekleme yerine, cinsel bakımdan eşit eşler haline geliyorlar. Birçok çift artık birleşmeyi edilgin kadınla etkin erkek arasında geçen bir şey olarak görmüyor ve birlikte oldukları zaman ya da birbirlerine pozisyonlarını değiştirme önceliğini verdikleri zaman çok daha büyük bir doyuma ulaşıyorlar.
Böylece birleşme insan iletişimi anlamında yeni bir öğe daha kazanıyor. Birleşmeye başlanması, kolay, ancak cinsel ilişkinin tüm öteki biçimlerinde olduğu gibi, tam karşılıklı doyum, hemen hemen her zaman deney ve uygulama sonucu gerçekleşiyor. Öte yandan, gençler ise doyumun özellikle sık sık, çok yakında olmasını bekleme eğilimi taşıyorlar. Çoğu kız ve oğlanlar, daha ilk birleşmesini gerçekleştirmeden önce konu üzerinde arkadaşlarıyla tartışıyorlar, düşler görüyorlar, düşünüyorlar ve umutları, korkuları ve fantezilerinin sonunda ikinci planda bir gerçek deneyime dönüşebiliyor. Buna iyi bir örnek, bir kızın kızlığının bozulmasına (defloration) yüklenen büyük önemdir. Yani kızlık zarının yırtılması. Kızlık zarı, tampon kullanımıyla, mastürbasyonla ya da belirli bir sportif etkinlik sonucuyla yırtılabilir kuşkusuz. Çoğu kadınlarda kızlık zarı, penisin vajinaya ilk girdiği zamana değin hemen hemen dokunulmadan kalır. Birçok delikanlı bu anı, gerçekdışı fikirlerle abartmış ve onların ilerde yıllarca bu duruma üzüldükleri görülmüştür. Böylece oğlanlar, penislerinin kızlık zarını delip içeri girebilecek kadar sert olup olmadığını merak edebilirler. Kızlar da bu olay sonucunda bazı bedensel acılara, yaralara katlanabilirler. Bununla birlikte, bu üzüntülerin hiçbiri doğru değildir. Kızlık zarı, normal olarak kolayca yırtıldığından, erkeklerin acımasız ve sert olmasına gerek yoktur. Gerçekte yavaş ve nazik bir yaklaşım en iyisidir. Öte yandan kızlar, bazı rahatsızlıklar ve önemsiz kanamalar görebilirler, ancak herhangi bir büyük acı korkusuna kapılmaya gerek yoktur. Yalnızca çok seyrek durumlarda kızlık zarı çok kalın olduğundan delinmesinde güçlük çekilir, ancak bu sorun bir hekim tarafından kolayca çözümlenebilir.
Genelde, çiftlere birdenbire ve ivedi biçimde birleşmeye başlamamaları öğütlenir, ancak bilinen işleme hazırlanmak da onların zamanlarını alır. Örneğin, elle ya da ağız yoluyla ilişkinin ilk gerçekleştiği sıralarda zevkleri büyük ölçüde yükselebilir. (Bu yolla bir kadın birleşmeden önce bir ya da birkaç orgazmdan bile hoşlanabilir.) Her durumda birleşmeye, yalnızca vaji-na doğal olarak yağlanmaya başladığı zaman girişilmiş olmalıdır. Aşk oyunları sırasında cinsel heyecan duymaya başlarken kadının vajina duvarları penisin düz olarak girişini sağlamak ve tahrişe karşı vajina ve penisi korumak için saydam bir sıvı salgılar. Böyle bir yağlanma olmaksızın yapılan birleşme, her iki eşe de acı verebilir. (Yalnızca ileri yaşlardaki kadınlarda vaji-nanın doğal yağlanması yetersiz kalabilir. Sorun, hormon tedavisiyle kolayca düzeltilebilir.) Ayrıca böyle durumlarda yardımcı olabilecek yağlanma
öncesi prezarvatifler kullanılabilir. Bununla birlikte, oral ve elle ilişkide kullanılan vazelin gibi belirli yapay ev yağlarının vajinaya koyulmaması gerekir.
Çünkü, vajina zaten yeterince yağlanır. Erkek de yavaş yavaş penisini sokabilir. Erkeğin, penisini birdenbire derinlere sokmasına gerek yoktur, çünkü cinsel heyecanına karşın, kadın bir süre daha gerginlik duyabilir. Bu durumda, erkek, penisinin ucunu vajinanın dışında, ileriye geriye yavaşça hareket ettirerek kadının rahatlamasına yardımcı olabilir. Sonra, kadın bu durumdan hoşlandığını hissettiği zaman kalça hareketleriyle kendine girilmesine daha kuwetlice ister. Kalça hareketleri ilişki sırasında «doğal olarak» tüm memelilerde görülür, öyle ki, bebeklerin cinsel tepkilerini keşfedip hoşlanmalarında bile kolayca gözlenebilir bu olgu. (Bkz. «Bebeklik ve Çocukluk») Ama bu davranış içgüdüsel olduğundan deneyimli âşıklar tarafından büyük ölçüde düzeltilip geliştirilebilir.
Sınırlı cinsel deneyimli erkekler, değişmez, derin ve ani hamlelerin çok etkili olduğuna inanabilirler, ancak gerçekte bu olgu pek seyrek gerçekleşir. En azından birleşmenin başlangıcında bir erkek yavaş hareketlerle girişi sığ tutarak çok daha büyük bir zevk alıp verebilir. Hatta önceliği kadına bırakarak pek çok şey öğrenebilir. Çoğu durumlarda, kadın her yeni derin bir girişten önce penis ucunun vajina ağzına doğru, uzun ve isteyerek yapılan hareketlerle, geri çekilmesini tercih edebilir. Bunun nedeni basittir. Cinsel heyecanın yükselmesiyle vajinanın dış kısmı kanın hücum etmesiyle üçte bir darlaşırken, iç kısmı da genişler. Başka bir deyişle, vajinanın bu üçte birlik dış kısmı (orgazm düzlüğünde) penis için en büyük uyarımı sağlar. (Ayrıntılı bilgi için «Kadının Cinsel Tepkilerine bakınız.)
Bu noktada, birçok kadının vajina girişini çevreleyen iç kaslarını denetlemeyi öğrendiğinin belirtilmesi gerekir. Böylece, onlar penisi daha sıkı kavrayarak karşılıklı uyarımın artmasını sağlamış olurlar. (Vajina girişi geniş ve gevşek olan, vajinal kasların ne durumda olduğunu bilmeyen ya da onları gelişmemiş bulan kadınlar bu sorunlarını uygun tedavi ve alıştırmalarla düzeltebilirler.) (Bkz. «Kadında Cinsel İşlevsizlik – Orgazm Yokluğu»)
Kadın ve erkek birleşmelerini sürdürürken, çok kere kalça hamlelerini hızlandırarak vajinada daha derin girişlerin olmasına yardım ederler. Bu işi bazen yalnızca tek bir eş yürütür. Bu durumda öteki eş nispeten edilgen kalır. Öte yandan, her iki eşin birlikte hareket ettiği zamanlar da olur. Bundan başka, genel ritmik örneklerle, eşler, hamlelerini derinden sığa büyük
ölçüde değiştirebilirler. Aynı zamanda kalçalarını ileriye geriye dairesel hareketleriyle penisin vajina içinde derin bir rota tutturmasına izin verebilirler.
Herhangi bir çifte, birleşmede en büyük zevkin nasıl kazanılabileceğini yalnızca deneyimler öğretebilir, ancak, eğer birbirlerinin tepkisine duyarlı iseler, birbirlerini, doyuma en iyi nasıl ulaştıracaklarını öğreneceklerdir. Yine de birleşme yukarıda da belirtildiği gibi iki kişinin birbirleriyle yakın etkileşiminden başka bir şey değildir ve uzmanca öneriler bile doğrudan ve açık bir iletişim olmadıkça hiçbir yarar sağlamaz. Özellikle kadın, neyden nasıl hoşlandığını erkeğe tam olarak anlatmaktan hiçbir zaman korkmamalıdır ve kendisini cinsel sezgilerine bıraktığı zaman karşılıklı ilgilerin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğini anlayabilir. Bir erkek, orgazmını bir süre kontrol altında tutmak isterken kadın da hiçbir zaman kendisini gemlemeye gereksinim duymaz. Erkek sertleşmesini sürdürdükçe kadın orgazma ulaşmaya devam edebilir.
Ne yazık ki birçok erkek ve kadın, orgazma duydukları aşırı ilgiden ötürü birleşme zevklerini azaltıyorlar. Erkekler orgazma nispeten çabuk ulaştıklarını bildiklerinden, eşlerinin doyumlarının yeterince uzun sürüp sürmeyeceğini merak ediyorlar. Öte yandan, kadınlar da orgazmlarının yeterince çabuk olmayacağından ya da orgazm olamamaktan korkuyorlar. Söylemek gereksiz ama, böyle gizli üzüntüler çiftler arasında önemli sorunlara yol açabilir ve normal cinsel işlev sonuçta işlemez hale gelebilir.
Çiftler, birleşme sürecinde daha yoğun bir ilgi gösterirlerse daha büyük cinsel mutluluk duyacaklardır kuşkusuz. Her cinsel işlevin orgazmla sonuçlanması gerektiğini söyleyen bir kural yoktur. Gerçekten de, sıra aşk yapmaya geldiğinde insanlar özgün bir amaç için çaba göstermiyorlarsa kendi kendilerine kötülük yapmış olurlar. Fiziksel zevkin paylaşılan deneyimi (zirve ya da boşalımla sonuçlanmasa bile) birleşmeyi değerli kılar. Deneyimli âşıklar için ustaca, her yanıyla görkemli bir gerilim, nihai boşalmadan daha önemlidir.
Orgazm, cinsel uyarımın en yüksek aşamasında istemdışı olan basit bir şeydir; uğruna dövüşülen ve kazanılması gerekli bir ödül değildir.
Bazı eski el kitaplarında, çiftler orgazma yalnız başlarına değil, aynı zamanda, aynı anda ulaşmaya zorlanıyordu. Sonra onlara ödül olarak, tam bir coşkunluk deneyimi vaat ediliyordu. Oysa gerçekte, bu garip tavsiye yarardan çok zarar getirdi. Bunun neden böyle olduğunu anlamak kolay.
Her şeyden önce, cinsel uğraşın kendisine değil, sonucuna dikkat çekiliyor. İkinci olarak, eşler her zaman belirli bir denetim altında bulunmalarına yol açan soğuk ve bağımlı bir tutumu benimsemeye zorlanıyorlar. Böyle bir tutum zamanla hiç orgazm olmamayla sonuçlanıyor ve tepkilerini özdeşleştirmeyi başaramayan erkek ve kadınların kendilerini yetersiz hissetmelerine neden oluyor.
Birleşme olayına bu mekanik açıdan yaklaşmanın modası geçmiştir artık. Zamanımızda çoğu «seks uzmanı» daha gerçekçi olmuş ve aynı anda orgazmı dört dörtlük bir ilişkinin kanıtı olarak görmekten uzaklaşmaya başlamıştır. Nitekim günümüzde gelişen eğilim, birlikte orgazm olmama sorununa üzülmeye bir son vermenin daha iyi olduğudur. Bunun yerine çiftler, özel bir deneye girişmeksizin ya da başarmaya çabalamaksızın, birleşmeden kendi beğenilerine göre zevk almayı öğreniyorlar.
İşin garip yanı, çok derin bir doyum sağlamasına karşın, istenilmeyen güzel aşk oyunları tersine dönüyor. Bu da uzun süre yasaklanan cinsel tepkilerin kurutulmasına yardımcı oluyor ve böylece kişinin erotik yeterliği artıyor. Doğal olarak, kişiyi daha çok orgazma da ulaştırıyor bu durum. (Ayrıntılı bilgi için «Cinsel işlevsizlik»e bakınız.)
Geçmişte çoğu Batı Hıristiyan kültürü, cinsel birleşmenin yalnızca bir tek pozisyonuna bağlı kalmayı öngörmüştür; yüz yüze ve kadının sırtüstü uzanarak, erkeğin kadının üzerine çıkması pozisyonu. (Pasifik Adaları, Afrika ve Asya’nın daha katı görüşlü putperestleri, «misyoner pozisyonu» diyerek bununla alay ederler.) Bununla birlikte, 19. yüzyılda karşılıklı kültürel ilişkinin artması sonucunda Avrupalılar ve Amerikalılar, sekse yaklaşımlarını gereksiz yere gerginleştirdiklerini anladılar, yeni, heyecanlandırın birleşme pozisyonları için eski Yunan duvar resimleri, Çin süslemeleri, Japon süslemeleri ve Japon ağaç oymalarıyla yerli aşk el kitaplarını incelemeye başladılar ve öğrendikleri gerçekler kendilerini, gerçek cinsel eylemlerin uzun zamandır gömülü kalmış sırlarını bulduklarına inanmaya götürdü.
Ama cinsel konulardaki katılık, kuşkusuz kötüyken her değişik atletik harekette de özel bir büyü aramaya gerek yok. Birleşme için böyle bir şey ne nihai olarak en üstün ne de doğal ya da normal pozisyondur. Bu nedenledir ki, artık Batıda yayımlanan birçok başvuru kitabında birleşme pozisyonlarının tanımlanmasına pek fazla yer verilmiyor. Nitekim, birbirlerinin istek ve gereksemelerini tam anlamıyla doyurmaya çalışan yaratıcı ya da
JAPONYA’DA EROTİK SANAT
Bir ipek rulo (tomar) üzerindeki resimler. Katushika Hokusai’-nin mizahi sahneleri (1760-1849).
imgelemi güçlü eşler, duruma göre, yaklaşımlarını kendiliğinden değiştirerek, yeni birleşme pozisyonları bulabiliyorlar. Bu tür pozisyonların ayrıntılı tanımları gereksizdir ve birleşme üzerine mekanik bir bakış verebileceği, için zararlı bile olabilir.
Gerçek birleşmeyle ilgili pozisyonları açıkça belirlemek, bununla ilgili herhangi bir liste oluşturmak hiç de akıl işi değildir. Birleşme, her zaman bir dizi hareketle bir bütün oluşturur ve çoğu eşler herhangi bir planlı ya da bilinçli bir çaba göstermeksizin, bir pozisyondan başka bir pozisyona geçerler. Bu nedenle, 10, 12, 20 ve daha fazla özel duruş vardır gibisinden bir ayırım yapmak ve bunların her birine özel ortamlar öngörmek, bilgiçlik taslamaktan öteye gitmez. Kişi, birkaç temel birleşme biçimi belirleyebilir kuşkusuz, ancak bunların sayısı gerçekten sınırlıdır; eşler ayakta durabilir, oturabilir ya da uzanabilirler; yüz yüze olabilirler ya da kadın erkeğe sırtını dönebilir; eşlerden biri üstte olabilir ya da ikisi de yan yana uzanabilir. (Her ne kadar bu kitabın yazarı sevişme pozisyonlarının izahını gereksiz görüyorsa da, yayıncı olarak biz içeriği geniş olan böyle bir kitaba okurları eğitmek amacıyla pozisyonlarla ilgili şema ve açıklamaları koymayı uygun buluyoruz.)
Erkeğin penisi, kadının klitorisinin uyarılmasını sağlayacağından, belirli birleşme yaklaşımlarının özellikle etkili olduğuna inanılır. Aynı nedenle, belirli yaklaşımlar da kadının klitorisini tümden uyarımsız hale getirdiğinden, oldukça karmaşık kabul edilebilir. Modern seks araştırmacıları her iki yaklaşımın da yanlış olduğunu göstermiştir. Daha önceleri de belirtildiği gibi, kadında heyecanın yükselmesiyle klitoris, başlığı altına girerek herhangi bir doğrudan uyarım için ulaşılamaz bir duruma gelir. Bununla birlikte o, vajina içindeki penisin ileri geri hareketiyle itilip çekilen küçük dudakların, klitoris başlığını da harekete geçirmesiyle dolaylı olarak uyarılmış olur.
Bu dolaylı uyarım, hemen hemen her zaman sağlanabilir. Bunda penisin vajinaya girme açısı ya da doğrudan girmesi o kadar önemli değildir. Oysa, birçok kadının özellikle bu yaklaşımdan doyuma ulaştığı durumlar var, çünkü bu yaklaşım onlara birleşme hareketlerini tümüyle kontrol edebilme olanağı sağlıyor. Örneğin, bir erkeğin edilgin bir biçimde, sırtüstü uzanarak, bacaklarını açması. Bu yaklaşım aynı zamanda eski Yunanlılar ve Romalılar arasında da çok yaygındı ve gerçekte onlar tarafından bu pozisyon «normal» kabul ediliyordu. Bugün de bu pozisyon, cinsel bakımdan yetersiz olan çoğu erkek ve kadına yardımı olacağından, seks terapistleri tarafından salık veriliyor. (Ayrıntılı bilgi için «Cinsel İşlevsizlik»e bakınız.)
SANATTA HETEROSEKSÜEL CİNSEL İLİŞKİ
Heykeltraşlar ve ressamlar her zaman seksüel davranışları sergilemişlerdir. Bu sanat eserleri çoğunlukla dini bir arka plana sahiptiler, bazen öğretme amacı taşırlardı; ama amaçları çoğunlukla hoşa gitmek ve seyredeni heyecanlandırmaktı. Bugün erotik sanat, eski kültürlerin seksüel davranışlarına ilginç bakışlar sunmaktadır.
AFRİKA’DA EROTİK SANAT
Fildişi sahilinin bu iki bronz figürü birçok şekilde düzenlenerek, cinsel ilişkinin çeşitli pozisyonlarını gösterirler.
Ayrıca, oldukça edilgin kalmaktan ve sırtüstü uzanarak erkeğin ağırlığını taşımaktan hoşlanan kadınlar da var. Hatta bu kadınlar için «misyoner pozisyonu» (erkek kadının üstünde, yüz yüze) çok daha değerli olabilir. Bundan başka, kadının bacakları esnek bir konumda olursa, penisin de vaji-nanın derinlerine girmesi sağlanır ve böylece gebe kalma olasılığı da artmış olur. Boşalan meni, dölyatağı yakınlarında bir meni gölcüğü oluşturur ve kadın birleşmeden sonra bir süre sırtüstü kalarak kolayca bir döllenme sağlayabilir. Ayrıca, daha derinlere girmek birçok kadın için büyük bir ödül olabilir ve böylece onlar bu işi olası kılacak birleşme pozisyonlarına gönüllü olarak geçebilirler.
Sonuç olarak, çok kere yan yatarak birleşmeyi çok rahat bulan zayıf ya da şişman kişiler, bu pozisyonu değiştirmeden aşka devam ederler. Hatta bu pozisyonda arkadan giriş yaklaşımı, öteki pozisyonlardan daha rahat olabilir. Doğal olarak, gebeliğin daha sonraki aşamasında kadın için en uygun birleşme yaklaşımın bu pozisyon olduğu kuşku götürmez.
ANAL İLİŞKİ
Anal ilişki, bir kişinin cinsel organlarıyla başka bir kişinin anüs arasındaki temas olarak tanımlanır.
Çoğu kişilerde, ilişki sırasında anüsün çok duyarlı olduğu görülür. Gerçekte anüs, en erojenik bölgelerden biridir. Bu yüzden cinsel ilişki sırasında bazı anal uyarım biçimlerinden hoşlanan insanların olması pek şaşırtıcı değildir. Örneğin, mastürbasyon yaparken anüslerine silindirik bir madde ya da parmaklarını sokan insanlar olduğu gibi, ağız yoluyla ve jenital ilişki sırasında anal uyarımdan hoşlananlar da vardır. Kimi erkek ve kadınlar, aynı zamanda anüsün öpülüp yalanmasından zevk duyarlar. Eşlerini de bu harekete zorlamaktan büyük bir mutluluk duyabilirler. (Meslek dilinde bu, «pratik anilingus» adıyla bilinir.)
Bununla birlikte, tam temizlik olmaksızın yapılan bir uygulamanın kimi durumlarda karaciğer yangısına yol açabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.
Sonuç olarak kimi erkeklerin, penislerini kadının kaba etleri arasına yerleştirmekten ve orgazma ulaşana değin ileri geri hareket etmekten hoşlandıkları bilinmektedir. Böyle bir durumda herhangi bir giriş olmamasına karşın, kadın zaman zaman bundan hoşlanabilir. Aynı zamanda erkeğin penisini kadının anüsüne sürtmesi de olasıdır ve böyle bir anal ilişkiden büyük zevk duyan kadınlar da vardır. Ancak vajinaya benzemediğinden, anüste bir yağlanma olmaz. Bu tür ilişkide bulunmayan bir kadın, penisin anüse girmesinden hoşnutsuzluk, hatta acı bile duyabilir. Anal ilişki ya sapkınlık ya da doğaya karşı suç olarak belirlenmiş oysa bu düşünüldüğü kadar da yaygın değildir. Yine de bizim kültürümüzde sapık ve günahkâr ilişki damgasını yemekten kurtulamamıştır. Hatta ABD’de birçok eyalette «livata» (erkekler arasında cinsel ilişki ya da sapıklık) ve «doğaya karşı suç» olarak belirlenmiş ve ilişkiye girene de yıllar süren bir hapis cezası verilmiştir. (ABD cinsel yasalarının ayrıntılı bir tartışması için «Uyumculuk ve Sapkınlığa bakınız.) Bundan başka, toplumumuzda birçok insan, dışkı çıkarma işleminden dolayı anüsü pis ve iğrenç olarak görmektedir.
Anal ilişkide, gözlenmesi gereken önemli bir sağlık kuralı vardır; çiftler anal ilişkiden vajinal ilişkiye geçmeden penisin mutlaka yıkanması gerekir. Ayrıca kalınbağırsak bakterileri vajinaya bulaşım taşıyabilir. Böyle bir sorun, penisin anüsten geri çekilip herhangi bir cinsel ilişki biçimini uygulamaya girişmeden, hemen sabunlu suyla yıkanmasıyla önlenebilir.
BİRLEŞME POZİSYONLARI
Erkeğin Üstte Olduğu Pozisyonlar
En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. (Genellikle «misyoner» ya da «evlilik» pozisyonu adı verilir.) Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler.
Misyoner poziyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirilebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyonuna dönülerek birleşmeye son verilebilir.
Misyoner Pozisyonun Temeli
Bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın (pel-vis) darbelerine yardım eder. Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder. Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.
Kadının Üstte Olduğu Pozisyonlar
Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir. Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresi-
ni denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir. Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar, bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.
Bu pozisyonda, kadın, erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur. Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir.
Eşlerin Yan Yana Olduğu Pozisyonlar
Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında
sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.
Ayakta Pozisyonlar
Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir; bu, boy sorununu ortadan kaldırır, ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir.
Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir.
Arkadan Sarılarak Birleşme Pozisyonları
Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar. Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular. Bu yeterli
derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar. Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır. En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir. Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.
Özel İsteklere Cevap Veren Pozisyonlar
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları
çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun “ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş, hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir;
Bakirelere Uygun Pozisyonlar
1. İlk kez ilişkide bulunanların çoğu «misyoner» pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve erkekler için pozisyon ve şekil çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kayganlığını sağlar ve özellikle geçmişteki «petting» deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.
Gebe Kalmak İçin Uygun Pozisyonlar
2. Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.
3. Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasına sağlar.
Sorunlu Kişiler İçin
4. Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.
5. Yan yana, yüz yüze pozisyon, hastalara, yorgun kişilere ve boyları birbirinden çok farklı eşlere yardım eder.
6. Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir.
7. Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.
8. Bu yan yana pozisyon kadının istem-dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur (7). Pozisyonun devamı olarak önerilir.
Gebelik Sırasındaki Pozisyonlar
Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklanmamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve karnın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.
9. Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok fazla derine itmekten kaçınır.
10. Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar.
11. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.
12. Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşmenin derinliğini denetleyebilir.
Sırt Ağrısı Çekenler İçin
Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon:
13. Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. (Sırt ağrısı çeken erkektir.)
14. Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. (Sırt ağrısı olan erkektir.)
15. Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. (Ağrısı olan kadındır.)
16. Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. (Ağrısı olan erkektir.)
Cinsel Birleşme Seçenekleri
Penis, vajinaya girmeden de aşk yapılabilir. Birçok çift burada tanımlanan öteki cinsel etkinliklerden karşılıklı zevk alırlar. Bunlar, birleşmenin yerine ya da birleşmeden önce ya da sonra, sevişme sırasında uygulanabilirler. Birleşmenin yerine kullanıldıklarında gebelikten korunma avantajları da vardır ve böylece Ogino-Knaus gibi doğum kontrol yöntemleri kullanan çiftlere bazen önerilebilir.
Mastürbasyon, çiftler arasında yaygın bir cinsel etkinliktir. Genital birleşme araçlarının dışındaki araçlarla genital erotik bölgelerin uyarılmasını içerir. Uyarma yöntemi olarak sıklıkla kullanılan mastürbasyonu, bir eş, öbürüne uygulayabilir ve orgazma kadar sürdürebilir. Zevki doruğa çıkarmak için her eş öbürünün tercihlerini tanımalıdır. Örneğin, bir erkeğe mastürbasyon yapan bir kadının hangi hız ve hangi baskının onun daha çok hoşuna gittiğini bilmesi gerekirken, erkeğin de kadınların çoğunun klitorise uyarılar sırasında baskının doğrudan doğruya üzerine değil de, yandan ya da civarına gelmesine tercih ettiklerini bilmesi gerekir.
Kaynak: Erwin J. Haeberle – CİNSEL ATLAS